ankara üniversitesi fen bilimleri enstitüsü yüksek lisans tezi

ankara üniversitesi fen bilimleri enstitüsü yüksek lisans tezi
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
BALIKDAMI GÖLÜ MAKROFİT FLORASI (SİVRİHİSAR/ESKİŞEHİR)
Aizhan BEİSHENBEKOVA
BİYOLOJİ ANABİLİM DALI
ANKARA
2013
Her hakkı saklıdır ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
BALIKDAMI GÖLÜ MAKROFİT FLORASI (ESKİŞEHİR/SİVRİHİSAR)
Aizhan BEİSHENBEKOVA
Ankara Üniversitesi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Biyoloji Anabilim Dalı
Danışman: Prof. Dr. Latif KURT
Bu araştırma Ankara’nın 190 km batısındaki Eskişehir’e bağlı Sivrihisar ilçesinde yer
alan
Balıkdamı
gölünün
makrofitik
florasını
ortaya
çıkartmak
amacıyla
gerçekleştirilmiştir. Araştırma bölgesi bitki coğrafyası bakımından İran-Turan floristik
bölgesinde yer almaktadır. Araştırma Bölgesi Akdeniz ikliminin etkisi altındadır ve
Davis’in Grid sistemine göre B3 karesinde yer almaktadır.
Çalışma alanından Nisan 2011-Temmuz 2012 tarihleri arasında 110 adet bitki örneği
toplanmıştır. Toplanan bitki örneklerinin değerlendirilmesi sonucu 35 familya bağlı 54
cinse ait, 65 tür ve türaltı takson tespit edilmiştir. Alandan endemizm oranı % 4,6`dir.
Türlerin floristik bölgelere dağılımı ise şu şekildedir; Avrupa-Sibirya % 18, İran-Turan
%5, Akdeniz %2, Öksin %1, Geniş yayılışlı ve bilinmeyen ise % 74 dür.
Araştırma bölgesinde en zengin familya Cyperaceae familyasıdır. En zengin cins ise
Cyperaceae familyasından Carex olarak belirlenmiştir.
Ocak 2013, 82 sayfa
Anahtar Kelimeler: Flora, Balıkdamı Gölü, Makrofit, Sivrihisar, Türkiye
i ABSTRACT
Master Thesis
MACROPHITIC FLORA OF BALIKDAMI LAKE (SIVRIHISAR/ESKISHEHIR)
Aizhan BEİSHENBEKOVA
Ankara University
Graduate School of Natural and Applied Sciences
Department of Biology
Supervisor: Prof. Dr. Latif KURT
In this study it was aimed to carry out macrophytic flora of Balıkdamı Lake locatedin
the Sivrihisar town within the boundaries of Eskişehir province, 190 km west of
Ankara.
From the phytogeographic point of view, the study area is located in the Irano-Turanian
floristic region and is under the influence of the Mediterranean climate .The area is
located in the square B3 according to Davis’s Grid system in The Flora of Turkey.
110 plant samples were collected from the study area between April 2011-July 2012.
65 species and sub-species have been identified based on the evaluation of the collected
plant specimens belonging to 35 families and 54 genera, Endemism ratio of the area is
% 4.6. Phytogeographic distribution of the species in the area is as follows; 18% EuroSiberian, %5 Irano-Turanian, %2 Mediterranean, % 1 Euxin, % 74 unknown and
widespread.
The richest family in the study area is Cyperaceae and the richest genus is Carex .
January 2013, 82 pages
Key Words: Flora, Balıkdamı Lake, Macrophyte, Sivrihisar, Turkey.
ii TEŞEKKÜR
Çalışma konusunun seçilmesinde ve araştırma sonuçlanıncaya kadar geçen süre
boyunca yardımını, ilgisini ve bilgisini esirgemeyen çok değerli danışman hocam Prof.
Dr. Latif KURT’a; (Ankara Üniversitesi Biyoloji Anabilim Dalı) teşhislerimde bana
yardımcı olan ve bilgilendiren değerli hocam Prof. Dr. Osman KETENOĞLU’na,
(Ankara Üniversitesi Biyoloji Anabilim Dalı) çalışma sırasında yardımlarını
esirgemeyen Sayın Uzm. Tuğrul KÖRÜKLÜ’ye teşekkür ederim. Yardıma ihtiyacım
olan her aşamada yanımda olan desteklerini eksik etmeyen çalışma arkadaşlarım Arş.
Gör. Ebru ÖZDENİZ, doktora öğrencisi Fatoş Şekerciler ve Ayşenur Kayabaş’a
teşekkür ederim. Bütün arazi çalışmalarımda yanımda olan beni her zaman maddi ve
manevi destekleyen ablam Mayramgül Dyikanbaevaga ve eşime sonsuz teşekkür
ederim.
Aizhan BEİSHENBEKOVA
Ankara, Ocak 2013
iii İÇİNDEKİLER
ÖZET……………………………………………………………………………...…..…i
ABSTRACT……………………………………………………………………….....…ii
TEŞEKKÜR……………………………………………………………………......…..iii
SİMGELER DİZİNİ………………………………………………………………..…vi
ŞEKİLLER DİZİNİ ……………………………………………………………..…...vii
ÇİZELGELER DİZİNİ……………………………………………………………...viii
HARİTALAR DİZİNİ……………………………………..…………………….….....ix
FAMİLYALAR DİZİNİ…………………………………………………………..........x
1. GİRİŞ……………………………………………………………………………..…..1
1.1 Tatlısu Ekosistemi ……………………………………………………………..…...2
1.1.1 Durgun suların genel özellikleri…………………………………………......….3
1.1.2 Bentik bölge………………………………………………………………....…....3
1.1.3 Sulak alan bitkileri…..……………………………………………………..……5
1.1.4 Sucul bitkilerin ekolojik önemi…………………………………………..…..…7
1.1.5 Sulak alanların önemi………………………………………………………......10
1.1.6 Uluslararası öneme sahip sulak alanların belirlenmesi için
kriterler ve sınıflama ………......................................……………………..…12
2. KAYNAK ÖZETLERİ………… …………………………………..…………....15
3. MATERYAL VE METOT…………………………………....……………….....17
4. ARAŞTIRMA ALANININ TANIMI…………………………………………….20
4.1 Coğrafi Konumu……………………………………………………….................20
4.2 Jeolojik Yapısı………………………………………………………………...…..22
4.3 Toprak Özellikleri……………………………………………………………......24
5. ARAŞTIRMA BÖLGESİNİN İKLİMİ………….…………………………....…..28
5.1 Genel İklim Durumu………………………………………………………..........28
5.2 Rasat İstasyonu ve Genel Özellikleri…………………………………………...28
5.3 Yağış……………………………………………………………………….............32
5.4 Bağıl nem……………………………………………………………………….....36
5.5 Çalışma Alanının İklimsel Değerlendirilmesi………………………………..…36
6. SULAK ALANI TEHDİT EDEN BAŞLICA ÇEVRE SORUNLARI ..........……43
iv 6.1 Tarımsal Kaynaklı Kirlilik………………………………………………..……...43
6.2 Otlatma Baskısı……………………………………………………………...…….44
6.3 Tarıma Açma………………………………………………………………...……45
6.4 Habitat Deformasyonu ve Sazlıkların yakılması…………………………..……45
7. BULGULAR…………………………………………………………………...........46
8. TARTIŞMA VE SONUÇ………………………………………………….…...…..64
KAYNAKLAR……………………………………………………………..……...…..69
EKLER…………………………………………………………………..…..…..…….72
EK 1 Çalışma Alanından Toplanan Bazı Bitkilerin Görüntüleri……………...…..73
EK 2 Çalışma Alanından Görüntüler………………………………………….….....78
ÖZGEÇMİŞ…………………………………………………….…………………..…82
v SİMGELER DİZİNİ
IUCN
International Union for Concerning Nature and Natural Resoures
cm
santimetre
km
kilometre
m
metre
mm
milimetre
⁰C
santigrad derece
Kısaltmalar
İst.
İstasyon
Sp.
Tür
Var.
Varyete
el.
Element
vi ŞEKİLLER DİZİNİ
Şekil 1.1 Littoral zon ……………………………………………………..…………….4
Şekil 1.2 Yarı batık hidrofit; Juncus gerardi Loisel ……………………….…...………6
Şekil 1.3 Yarı batık hidrofit; Polygonum natans L. ……………………….....................6
Şekil 1.4 Suya batık hidrofit; Chara globularis var. globularis ………………..………7
Şekil 5.1 Sivrihisar ili Ombro- Termik diyagramı……………………………….....…41
Şekil 5.2 Polatlı ili Ombro- Termik diyagramı…………………………………..…….41
Şekil 5.3 Emirdağ ili Ombro- Termik diyagramı…… ……………………….....…….42
Şekil 6.1 Tarımsal kaynaklı kirleticilerin sulak alan sitemine ulaşması sonucu
meydana gelen ötrifikasyon ve sonucunda süksesyonal ilerle………...…….43
Şekil 6.2 Balıkdamı Gölü çevresinde otlatma baskısı ………………….………...……44
Şekil 6.3 Sulama amaçlı su alımı………………………………………….………...….45
Şekil 6.4 Alandan kum alımı……………………………………………………...……45
Şekil 8.1 Familya spektrumu……………………………………………………...……65
Şekil 8.2 Cinslerin dağılım spektrumu…………………………………………...…….67
Şekil 8.3 Fitocoğrafik bölge spektrumu…………………………………………..……68
vii ÇİZELGELER DİZİNİ
Çizelge 1.1 Koruma Altında Bulunan A sınıfı Sulak Alanlar………………………...…8
Çizelge 5.1 Sivrihisar ilinin sıcaklık değerleri (⁰C)………….......................................30
Çizelge 5.2 Polatlı ilinin sıcaklık değerleri (⁰C)…………………..……………...........30
Çizelge 5.3 Emirdağ ilinin sıcaklık değerleri (⁰C) ………………………....................31
Çizelge 5.4 Sivrihisar, Polatlı ve Emirdağ illerinin ortalama sıcaklık farkları…...……32
Çizelge 5.5 Ortalama yağış miktarları………………………………………….......….34
Çizelge 5.6 Yıllık yağışın mevsimlere dağılımı ve yağış rejim tipi………………...…34
Çizelge 5.7 Ortalama bağıl nem (%)………………………………………………..…34
Çizelge 5.8 Sivrihisar, Polatlı ve Elmadağ istasyonlarının biyoiklim katı ve
bununla ilgili veriler…………………................……………………........40
Çizelge 5.9 Sivrihisar ili uzun yıllar ortalama sıcaklık ve yağışın değerleri……...…...40
Çizelge 5.10 Polatlı ili uzun yıllar ortalama sıcaklık ve yağışın değerleri…………......40
Çizelge 5.11 Emirdağ ili uzun yıllar ortalama sıcaklık ve yağışın değerleri………...…40
Çizelge 8.1 Araştırma bölgesindeki toplanan türlerin familyalara göre dağılımı…..…64
Çizelge 8.2 Daha önce yapılmış olan çalışma ile alanın karşılaştırılması……………...66
Çizelge 8.3 Toplanan bitkilerin cinslere göre dağılışı……………………………...….66
Çizelge 8.4 Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı…………………………......67
viii HARİTALAR DİZİNİ
Harita 1.1 Ramsar Sulak Alanları....................................................................................11
Harita 3.1 Davis (1965)’in Grid Sistemi Haritası (● Araştırma alanı)……………....…19
Harita 4.1 Çalışma alanının bölgedeki yeri (anonim)……………………………....…..21
Harita 4.2 Eskişehir ili haritası ve iller arası sınırı (Anonim 2008)……..…………......22
Harita 4.3 Alanın Jeolojik Yapısı (Anonim 2008)…………………………………......24
ix FAMİLYALAR DİZİNİ
1. AMARANTACEAE
2. ASTERACEAE
3. ALISMACEAE
4. APIACEAE
5. BUTOMACEAE
6. CHENOPODIACEAE
7. CONVOLVULACEAE
8. CYPERACEAE
9. CRUCIFERAE
10. CALLITRICHACEAE
11. CARYOPHYLLACEAE
12. DIPSACACEAE
13. FABACEAE
14. FRANKENIACEAE
15. GERANIACEAE
16. IRIDACEAE
17. JUNCACEAE
18. LYTHRACEAE
19. LABIATAE
20. LENTIBULARIACEAE
21. LEGUMINOSAE
22. POACEAE
23. POLYGONACEAE
24. POTOMOGONACEAE
25. PRIMUDACEAE
26. PLANTOGINACEAE
27. RANUNCULACEAE
28. RUBIACEAE
29. ROSACEAE
30. SCROPHOLARIACEAE
x 31. SALICACEAE
32. TRAPACEAE
33. TYPHACEAE
34. HIPPIRIDACEAE
35. ZYGOPHYLLACEAE
xi 1. GİRİŞ
Türkiye değişik iklim, topoğrafya toprak özellikleri ve 9000’ e yakın çiçekli bitki
türüyle, dünyanın önemli flora bölgelerinden biridir. Birçok yabancı botanikçinin
ilgisini çeken Türkiye’de ilk floristik çalışmayı Fransız Tournefort 1700-1702 yıllarında
gerçekleştirmiştir. Scherard 1702 İzmir çevresini, Buzbaum 1728 İstanbul civarıını,
Sibthorb 1786 ve 1794 İstanbul, İzmir ve Bursa, Clarke 1799 ve 1802 Batı Anadolu’yu
ve daha sonraları da Aucher-Eloy, T. Kotschy, M. Grisebach, Wiedemann gibi pek çok
araştırıcı değişik yöre ve bölgelerden bitki örnekleri toplamışlardır.
1842 yılında İsveçli botanikçi Edmond Boisser’in Anadolu’da yaptığı geziler Türkiye
florasının araştırılmasında bir başlangıç olmuştur. Boisse 1867 ve 1888 yıllarında 5 cilt
ve bir de ek olarak hazırladığı “ Flora Orientalis” adlı eserinde bu gezilerden toplanan
ve çeşitli Avrupa ülkelerinin herbaryumlarında bulunan bitkileri toplu olarak
yayınlamıştır. Boisser’den sonra Türkiye florası ile ilgili çalışmalarda Bornmuller,
Sintenis, Aznavour, Handel-Mazetti, Krause, Czecott, Scawarz, Huber-Morath, Davis
gibi pek çok yabancı botanikçi önemli rol oynamıştır.
Türkiye florası adına yapılan çalışmalara pek çok değerli Türk botanikçinin de katkıları
olmuş ve büyük gelişmeler kaydedilmiştir.
İngiliz botanikçi P.H. Davis ilk defa 1938 yılında ülkemize gelerek, çeşitli zamanlarda
tek başına ya da diğer araştırıcılarla beraber Anadolu’nun hemen her tarafını gezmiş ve
27000 civarında bitki örneği toplamıştır. Araştırıcı hem topladığı örnekleri, hem diğer
araştırmaları değerlendirerek 9 cilt ve bir de supplementi olmak üzere 10 ciltten oluşan
‘Flora of Turkey and The East Aegean Islands’
(Davis 1965-1988) adlı eseri
yayınlamıştır. 2000 yılında da tamamen yerli araştırıcılardan oluşan bir ekip (Güner vd.
2000) 11. cilti suplementum olarak yayınlanmıştır.
Bu araştırmanın amacı, araştırma alanı olarak seçilen bölgenin makrofit florasını tespit
etmek, yapılan bu çalışmayla Türkiye Florası’na katkıda bulunmanın yanı sıra
Herbaryuma (ANK) materyal temini esas amaçtır.
1 Çalışma alanı (Balıkdamı Sulak Alanı) İran-Turan Bitki Coğrafyası Bölgesi’ne
girmektedir. Balıkdamı Sulak Alanı sınırları içerisinde kalan kesimlerinde, tuzlu
bataklık / bataklık arazide gelişme gösteren makro-hidrofitler (yüksek su bitkileri)
yoğun bir gelişme göstermektedir. Alanda suya gömülü olarak gelişen türler
Potamogeton pectinatus L., Ceratophyllum demersum L., Utricularia australis R. Br.
ve bir alg türü olan Chara sp. (Su şamdanı)’dır.
Alandaki su kenarı ve bataklık habitatlarında, kökleri veya gövdeleri suya ya da
bataklığa gömülü olarak gelişen türler Phragmites australis (Cav.) Trin. ex Steudel,
Typha latifolia L., Typha angustifolia L., Cyperus longus L., Bolboschoenus maritimus
(L.) Palla var. maritimus (L.) Palla, Eleocharis palustris (L.) Roemer et Schultes,
Schoenoplectus lacustris (L.) Palla subsp. lacustris (L.) Palla, Scirpoides holoschoenus
(L.) Sojak, Juncus maritimus Lam., Apium nodiflorum (L.) Lag., Juncus gerardi Loisel.
subsp. Gerardi, Sparganium erectum L. subsp. neglectum (Beeby) K. Richter, Butomus
umbellatus L., Alisma gramineum Lej. ve Veronica anagallis-aquatica L. subsp.
anagallis-aquatica olarak tespit edilmiştir.
Alanın en önemli değeri “sulak alan” olmasıdır. Sulak alanlar, doğal faktörlere ve
antropojenik etkilere açık, biyolojik çeşitlilik bakımından zengin bir alanlardır.
Biyolojik çeşitliliğin yüksek olduğu sulak alanlar yaşam kaynağı olarak medeniyetlere
hizmet etmiş ve bunun sonucu olarak aşırı kullanıma maruz kalmışlardır.
1.1 Tatlısu Ekosistemleri
Hidrosferin 231.200 km³’lük bölümünü oluşturan ve karaların içinde yer alan sular
Tatlısu veya İçsu ekosistemi olarak tanımlanan ekosistemlerini oluşturur. Bunlar
Akarsular ve Durgun Sular olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Akarsular dere, çay ve
nehirler, durgun sular ise göl, gölet ve barajlar dahildir.
Çalışma alanı olan Balıkdamı gölü Durgun sular kategorisine girmektedir.
2 1.1.1 Durgun suların genel özellikleri
İçsuların önemli bir bölümünü durgun sular oluşturur. Bunlara Lentik Sular da denir.
Durgun suların en önemli bölümünü göller oluşturur. Göller karasal ortamdaki büyük
çukurların sularla dolması sonucu oluşan, buharlaşma ile kurumayan ve suları doğal
olarak tamamen boşaltılmayan durgun sulardır.
Bir göl ortamı ekolojik özellikleri yönünden Bentik ve Limnetik bölge olmak üzere iki
büyük bölüme ayrılır. Bentik bölge kıyı çizgisinden başlayarak gölün en derin bölgesine
kadar olan tüm dipleri içerir. Limnetik bölge ise göl çukurunu dolduran ve bentik
bölgeyi örten su kütlesinden oluşmuştur.
1.1.2 Bentik bölge
Bentik bölge derinliğine ve içerdiği bitki türlerine göre; SUPRALİTTORAL ZON (Su
dışında kalan göl sahili) LİTTORAL ZON ( 10m derinliğe kadar olan bitkili dipler,
SUBLİTTORAL ZON ( 10 m. Derinlikten itibaren bitkilerin ortadan kalktığı bölgeye
kadar dipler) ve DERİN ZON (bitkilerden yoksun dipler) olmak üzere dört bölümde
incelenebilir.
Gölün dibini oluşturan bentik bölgede yaşayan bitkisel ve hayvansal toplulukların
oluşturduğu topluluğa Bentos adı verilir. Bentosu oluşturan organizmalar ekolojik
özellikleri yönünden Rhizomenon (kökleri ve iletim demetleri olan sucul bitkiler),
Biyotekton (taşların üzerini örten organizmalar), Perifiton (sucul bitkiler üzerindeki
diğer canlılar) ve Psammon (kum ve çamur gibi yumuşak diplerde yaşayan
organizmalar) olmak üzere dört grupta incelenirler.
3 LİTORAL ZON
Şekil 1.1 Litoral zon (www.ephsfoleybiomes.pbworks.com)
Ayrıca göllerin bentik bölgesinde yaşayan organizmaların derinliğe bağlı dağılışları da
farklı olup, zonlara özgü türler vardır.
Supralittoral Zon: Su dışında kalan bu bölge zaman zaman dalgalarla ıslanır. Canlı
yönünden fakir bir zondur.
Littoral Zon: Bu zon zengin bir bitki örtüsü içerir. Bitkilerin dağılışı derinliğe göre
farklılıklar gösterir. Diğer bir deyişle kıyıda su yüzüne çıkan bitkiler (saz, kamış) daha
sonra yaprağı su yüzeyinde yüzen bitkiler (Nilüfer vb.) ve en son olarak da sualtında
kalan bitkiler (Chara, Elodea vb.) yeralır. (Şekil 1.1 )
Sublittoral Zon: Littoral zondan sonra gelen bu bölgede eğim oldukça fazladır. Bu
zonda ölmüş bitkiler ve hayvan artıkları depolanmış durumdadır.
Derin Zon: Ancak derin göllerde bulunan bir zondur. Bitkiler ortadan kalkmış olup
sadece Chironomid türleri ile Crustacea’ dan Asellus, türlerine rastlanır. Bu nedenle
oksijen tüketimi çok yüksek olduğundan balık bakımından fakirdir.
4 1.1.3 Sulak alan bitkileri
Sucul bitkiler (Makrofitler) su bulunan alanlar ve su ile doymuş toprakta gelişen
bitkilerdir. Bu bitkiler, su bulunan ortamların doğal öğeleri olup diğer sucul canlılar için
korunma, beslenme ve üreme ortamı sağlayarak; oksijen üreterek; tortu taneciklerini
tuzaklayarak;
zehirli
bileşikleri
ve
besin
maddelerini
alıp,
suyun
arıtımını
gerçekleştirerek; kıyılar ve su tabanındaki aşınma ve taşınmayı önleyerek ve insanların
çeşitli amaçlarla yararlandıkları ürünleri üreterek, yarar sağlarlar.
Sucul bitkiler, habitatlarına göre başlıca 5 gruba ayrılmaktadır:
Algler (Algae): Gerçek kök, gövde ve yaprak gibi farklılaşmış organları bulunmayan ve
ışınsal bireşim yapabilen, ilkel bitkilerdir. Bir ya da çok gözeli, küme biçimli, ipliksi ve
talli olabilirler. Denizlerle, tatlı sularda yaşayan sucul türleri ile karada nemli yaşama
yerlerinde yaşayan türleri vardır.
Serbest Yüzen Makrofitler: Gövdeleri ile yapraklarının büyük bir bölümü su
yüzeyinde, ya da su altında özgürce yüzen bitkilerdir. Serbest yüzen bitkilere örnek
olarak; Su ciğer otu (Ricciocarpos natans), kırmızı eğrelti (Azolla filiculoides), yüzen
eğrelti (Salvina natans), su mercimekleri (Lemna türleri) verilmektedir.
Aşırı derecede çeşitli bir grup olan serbest yüzen bitkilerin belirleyici özelliği, su
altındaki tabanda köklenmeyip, su içinde ya da yüzeyinde tabana tutunmaksızın
yaşamalarıdır. Serbest yüzme şeklindeki yaşam biçimlerinin ilki; büyük ölçüde kısalmış
bir gövde ve su içine sarkan kökler ile su yüzeyi üzerinde ya da su yüzeyinde yüzen
yapraklardan oluşan bir gülcüktür (rosette).
Yarı Batık Hidrofitler: Kökleri su altındaki toprak içinde, yapraklarının büyük bir
bölümü ile çiçekleri, su yüzeyi üzerinde bulunan ya da su ile doymuş topraklarda
gelişen bitkilerdir. Bu gruptaki bitkilere örnek olarak: Atkuyruğu (Equisetum) türleri,
çiçekli hasır sazı (Butomus umbellatus L.), kamış (Phragmites austrialis), saz (Typha
sp.) türleri girmektedir.(Şekil 1.2)
5 Şekil 1.2 Yarı batık hidrofit; Juncus gerardi Loisel
Kökleriyle Su Tabanına Tutunan Yaprakları Su Yüzeyinde Olan Makrofitler:
Yaprakları ve üretken organlarının tümü ya da büyük bir bölümü su yüzeyinde yüzen ya
da su yüzeyi üzerinde bulunan ancak kökleri ile su tabanına tutunmuş olarak yaşayan,
su bitkileridir. Su altı-yüzen bitkilere örnek olarak; Beyaz nilüfer, sarı nilüfer, deniz dili,
su kestanesi, küçük nilüfer ve su çoban deyneği (Polygonum amphibium) verilmektedir.
Şekil 1.3 Yarı batık hidrofit; Polygonum natans L. ( www.cgim.org)
Suya Batık Hidrofitler: Yaşatkan (vegetative) organlarının hemen tümü su yüzeyinin
altında bulunan, kökleri ya da kök benzeri organları ile su tabanına tutunmuş olarak
yaşayan, üretken (generative) organları çoğu kez su yüzeyi üzerine çıkabilen ve
genellikle Kapalı Tohumlu Bitkiler (Angiospermae) bölümünde bulunan, su bitkileridir.
Bu bitkilere örnek olarak; Boğumlu su sümbülü (Potamogeton nodosus), su düğün
çiçeği (Ranunculus sphaerospermus) , taraksı su sümbülü (Potamogeton pectinatus)
verilmektedir.( Şekil 1.4)
6 Şekil 1.4 Suya batık hidrofit; Chara globularis var. globularis
1.1.4 Sucul bitkilerin ekolojik önemi
Su bitkileri sulardaki besin ağının alt basamakları ile daha üst basamakları arasında bağ
oluşturur. Sudaki su böcekleri, su kuşları, balıklar, su memeli hayvanları için korunma,
beslenme ve üreme ortamı sağlar.
Beslenmeleri bu bitkilere bağlı olan otçul canlılar (örneğin; Ot sazanı, büyükbaş sazan
ve gümüş sazan gibi otçul balıklar) ile yumurtalarını bu bitkiler üzerine bırakan
canlıların (örneğin sazangiller) yaşamlarını sürdürmeleri, sucul bitkilerin varlığına
bağlıdır.
Oksijen üreterek, tortu taneciklerini tuzaklayarak ve sudaki zehirli bileşikleri ve besin
maddelerini alarak ya da ayni işlevi yapan minik canlı topluluklarına yaşama yeri
sağlayarak, suyun arıtılmasını sağlar.
Kıyılar ve su tabanındaki aşınma ve taşınmayı (erozyon) önler.
Doğal yöresel görünümün (peyzaj) önemli bir öğesini oluştur. Su bitkilerinden insanlar
çok çeşitli amaçlarla yararlanmaktadır.
7 6 metreden az, bazı ortak özelliklere sahip;
doğal veya yapay, sürekli veya
mevsimsel, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu tüm su kütleleri (gölleri,
bataklıkları, akarsuların durgun kısımlarını, taşkın alanlarını ve ayrıca alçak
deniz kıyılarını, haliçleri, nehir ağzının genişleyerek deniz ekosistemlerine
dönüştüğü sahaları, lagünleri) “sulak alan” olarak tanımlanmaktadır. Bataklıklar,
sazlıklar, turbalıklar, sulak çayırlar ile denizlerin altı metre derinliğe kadar olan
kesimleri de sulak alan kapsamı içerisinde yer almaktadır. Yeryüzünün ne kadarının
sulak alan olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte “World Conservation Monitoring
Center” bunu yaklaşık olarak 5.7 milyon km, yani yeryüzünün yaklaşık % 6’sı olarak
ifade etmektedir (Acreman and Hollis, 1996).
Türkiye, Avrupa ve Ortadoğu’nun en zengin sulak alanlarına sahiptir. Ancak son yüzyıl
içinde başta kurutma ve tarımsal sulamalar sonucunda 1.3 milyon hektar sulak alanın
doğal yapısı bozulmuştur. Buna rağmen yurdumuzda 1 milyon hektarı aşkın ve 250’den
fazla sulak alan mevcuttur. Bu alanlardan 81 adedi uluslar arası öneme sahip sulak
alanlar olup bunlardan 18 adedi “A” sınıfı nitelikteki sulak alanlardır (Çizelge 1.1)
(Erdem, 2004).
Çizelge 1.1 Koruma altında bulunan A sınıfı sulak alanlar
Ha
Sahanın Özellikleri
MP*
Kuruluş
Yılı
1959
64
YHKS**
MP
1977
1994
25.000
27.675
MP
1993
88.750
Tatlısu gölü, sukuşları için
üreme ve göç döneminde
konaklama alanıdır.
Akdeniz’in en iyi korunan
maki florası/ kıyısal
lagünler. Tepeli Pelikan bu
koruma alanında
üremektedir. Akdeniz foku
gözlendiği bir alandır.
Tatlısu gölü/ jeomorfolojik
özellikler, sukuşları
kışlama alanı.
Sahanın Adı
Statüsü
Manyas Gölü
DilekYarımadası
Menderes Deltası M.P.
Beyşehir Gölü
8 Çizelge 1.1 Koruma altında bulunan A sınıfı sulak alanlar (devam) Sultansazlığı
TKA***
1988
17.200
YHKS
1971
45.000
Seyfe Gölü
TKA
1990
10.700
Tuzlu göl/ uluslararası öneme
sahip sulakalan ve 20’si nesli
tehlike altında olan, 167 kuş
türünü barındırması
Gala Gölü
TKA
1991
2.369
Yumurtalık Lagünü
TKA
1994
16.430
Sukuşu türlerinin tür sayısı ve
populasyon olarak zenginliği.
Sukuşları açısından önemli
kışlama ve üreme alanıdır.
Küçük karabatağın yoğun
olarak kışladığı bir sulak
alandır.
Lagünler, tuzcul
bataklıklar/nesli tehlike
altında olan deniz
kaplumbağalarının
yumurtlama alanı, Halep
Çamının nadir yayılış alanı,
sukuşu türlerinin göç dönemi
konaklama ve beslenme alanı.
Akgöl
(Ereğli Sazlığı)
TKA
1995
6.787
Kızılırmak Deltası
(Cernek Gölü)
YHKS
1979
13.125
İzmir-Homa Dalyanı
YHKS
1980
8.000
Kıyısal lagünler, tatlısu gölü,
tuzlalar/çok sayıda sukuşunun
üreme ve kışlama alanı,
Tepeli pelikan gibi nesli
tehlike altında olan türlerin
üreme alanı.
1987
9.520
Lagün, kumul
sistemi/sukuşlarının önemli
üreme ve göç sırasında
konaklama alanı.
Akyatan Gölü YHKS
9 Tatlı-tuzlu göl sistemleri ve
güneye inen önemli göç
yollarının üzerinde olması
sebebiyle sonbaharda sayısız
sukuşunun bölgede yoğun
olarak topladığı bir alan
olmasının yanı sıra üreyen,
kışlayan ve göç sırasında
konaklayan 85’i üreyen 134
kuş türü gözlenmektedir.
Tatlısu bataklığı, 200’den
fazla kuş türünü barındıran
sulak saha.
Tatlısu gölleri, bataklık, sulak
çayırlar/sukuşlarının kışlama
ve üreme alanı, nadir kuş
türlerinin ürediği bir saha
Çizelge 1.1 Koruma altında bulunan A sınıfı sulak alanlar (devam) Göksu Deltası
YHKS
1989
4.350
Burdur Gölü
YHKS
1993
38.125
Adana-Tuzla
YHKS
1995
5.769
Lagünler, sığ tuz gölü, ender
vejetasyon örtüsü ile birlikte
kumul sistemi, tatlısu
gölü/sukuşlarının önemli
üreme ve göç sırasında
konaklama alanı, nesli tehlike
altında olan kuş türlerini (yaz
ördeği gibi) barındırması,
deniz kaplumbağaların üreme
alanı.
Hafif tuzlu göl/sukuşları için
önemli kışlama alanı/Nesli
tehlike altında olan
Dikkuyruk ördeğinin kışlama
alanı
Tuzlu göl, kumullar/sukuşları
üreme ve göç sırasında
konaklama alanı.
*MP: Milli Park, ** YHKS: Yaban Hayatı Koruma Sahası, ***TKA: Tabiatı Koruma Alanı
1.1.5 Sulak alanların önemi
Sahip olduğu biyolojik çeşitlilik nedeniyle dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak
kabul edilen sulak alanlar; doğal işlevleri ve ekonomik değerleriyle yeryüzünün en
önemli ekosistemlerindendir (Erdem 2004).
Sulak alanlar, yeraltı sularını besleyerek veya boşaltarak, taban suyunu dengeleyerek,
sel sularını depolayarak, taşkınları kontrol ederek, kıyılarda deniz suyunun girişini
önleyerek bölgenin su rejimini düzenlerler (Erdem 2004).
Bulundukları yörede nem oranını yükselterek, başta yağış ve sıcaklık olmak üzere yerel
iklim elemanları üzerinde olumlu etki yaparlar.
Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ya da besin maddelerini (azot, fosfor gibi)
kullanarak suyu temizlerler (Erdem 2004).
Tropikal
ormanlarla
birlikte
yeryüzünün
ekosistemleridir.
10 en
fazla
biyolojik
üretim
yapan
Başta balıklar ve su kuşları olmak üzere gerek ekolojik değeri, gerekse ticari değeri
yüksek, zengin bitki ve hayvan çeşitliliği ile birçok türün yaşamasına olanak sağlarlar
(Erdem 2004).
Yüksek bir ekonomik değere sahiptirler. Balıkçılık, tarım ve hayvancılık, saz üretimi,
turizm olanaklarıyla bölge ve ülke ekonomisine önemli katkı sağlarlar (Erdem 2004).
Harita 1.1 Ramsar sulak alanlari
Ülkemiz sulak alanlar açısından Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine göre zengin
sayılabilecek bir konumdadır. Bu nedenle ülkemiz, sulak alanların korunması ve akılcı
kullanımını sağlamak üzere geliştirilen ve 1971 yılında İran’ın Ramsar kentinde imzaya
açılan Ramsar Sözleşmesine 30 Aralık 1993 tarihinde taraf olmuş, Sözleşme 94/5434
sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17.05.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete' de
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin ülkemizde uygulanmasını sağlamak
amacı ile 30.01.2002 tarihinde Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 24656 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, sonrasında görülen ihtiyaç üzerine
17.05.2005 tarih ve 25818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak revize edilmiştir.
Yönetmelik sulak alanların korunması ile ilgili doğrudan çalışan tek mevzuattır (Erdem
2004).
11 Sözleşmeye göre sulak alanlar; " alçak gelgitte derinliği altı metreyi aşmayan deniz
suyu alanlarını da kapsamak üzere, doğal ya da yapay, sürekli ya da geçici, durgun ya
da akar, tatlı, acı ya da tuzlu bütün sular ile bataklık, sazlık, ıslak çayır ve turbalıkları,
kapsamaktadır." olarak tanımlanmıştır. Şuana kadar yapılan çalışmalar neticesinde
ülkemizde toplam büyüklüğü 2.000.000 hektarı aşkın (2.155.045 ha) 135 adet
Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan bulunmaktadır. Bunun dışında Uluslararası
kriterleri sağlamayan 500’ü aşkın sulak alan olduğu tahmin edilmektedir (Erdem 2004).
Ramsar Sulak Alan Stratejisi, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği ve Türkiye’nin
diğer öncelikleri dikkate alınarak 2003–2008 Ulusal Sulak Alan Stratejisi Çevre ve
Orman Bakanlığı koordinasyonunda Ulusal Sulak Alan Komisyonu Alt Teknik Grubu
tarafından 2002 yılında hazırlanarak, Ulusal Sulak Alan Komisyonuna sunulmuş ve
2003 de komisyonca onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Strateji, 12 konu başlığıyla ilgili
19 amaca ulaşmak için 70 faaliyeti içermektedir. Türkiye hazırladığı strateji ile uluslar
arası ortamda büyük takdir toplamıştır (Erdem, O., 1994).
Bunun dışında ülkemizde sulak alanların korunma bilincini arttırmak ve kurumlar arası
işbirliğini geliştirmek amacı ile tüm dünyada da kutlanan 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar
Günü her yıl çeşitli illerde geniş bir katılımla kutlanmaktadır (Erdem, O., 1994).
1.1.6 Uluslararası öneme sahip sulak alanların belirlenmesi için kriterler
ve sınıflama
Grup A Kriteri. Örnek, nadir veya tek olma özelliği gösteren tipteki alanlar.
Kriter 1: Eğer bir alan bulunduğu biyo-coğrafik alanda örnek, nadir veya sıra dışı olma
özelliği gösteren doğal veya doğala yakın özelliği varsa, uluslar arası öneme sahip sulak
alan olarak kabul edilmelidir.
Grup B Kriteri. Biyolojik çeşitliliği nedeniyle korunan uluslar arası öneme sahip
alanlar.
12 Tür ve Ekolojik Topluluklarına Dayanan Kriterler.
Kriter 2: Eğer bir alan hassas, tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki türler veya
tehdit altındaki ekolojik türlerle destekleniyorsa, uluslar arası öneme sahip sulak alan
olarak kabul edilmelidir.
Kriter 3: Eğer bir alan belirli bir biyo-coğrafi bölgede, bitki ve/veya hayvan türleri
populasyonları biyolojik çeşitliğinin sürdürülebilirliği için önem arz ediyorsa, uluslar
arası öneme sahip sulak alan olarak kabul edilmelidir.
Kriter 4: Eğer bir alandaki bitki ve/veya hayvan türleri yaşam döngüsünde kritik
safhadalar ise veya ters durumlarda sığınak özelliği gösteriyorsa, uluslar arası öneme
sahip sulak alan olarak kabul edilmelidir.
Su Kuşlarına Dayalı Özel Kriterler.
Kriter 5: Eğer bir alan 20.000 ve daha fazla su kuşu barındırıyorsa, uluslar arası öneme
sahip sulak alan olarak kabul edilmelidir.
Kriter 6: Eğer bir alan bir su kuşu türünün veya alt türlerinin populasyonlarının %1 ini
düzenli olarak barındırıyorsa, uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak kabul
edilmelidir.
Balığa Dayalı Özel Kriterler.
Kriter 7: Eğer bir alan yöreye özgü balık alt türlerin, türlerin veya familyaların önemli
bir
bölümünü
barındırıyorsa,
yaşam
evreleri,
türlerin
etkileşimleri
ve/veya
populasyonları sulak alanın varlığında fayda ve değer sağlıyorsa ve/veya bu suretle
küresel biyolojik çeşitliliğe katkıda bulunuyorsa, uluslar arası öneme sahip sulak alan
olarak kabul edilmelidir.
13 Kriter 8: Eğer bir alan balıklar için önemli beslenme kaynağı, yumurtlama alanı, yavru
balıkların barınma alanı, ve/veya balık stoklarına giden göç güzergahı ise, uluslar arası
öneme sahip sulak alan olarak kabul edilmelidir.
Diğer Sınıflamalara Dayalı Özel Kriter.
Kriter 9: Eğer bir alan düzenli olarak, kuş haricinde sulak alana bağlı hayvan tür ve alt
türlerinin populasyonların %1 oranını barındırıyorsa, uluslar arası öneme sahip sulak
alan olarak kabul edilmelidir.
14 2. KAYNAK ÖZETLERİ
Balıkdamı florası önce farklı araştırmacılar tarafından çalışılmıştır. Mısırdalı (1993),
“Balıkdamı'ndaki Çevresel Denge Bozulmasının Bitkiler Yönünden İncelenmesi” adlı
projeyi gerçekleştirmiştir.
Türe vd. (1996), yaptıkları çalışmada doğası giderek bozulan Balıkdamı'nın (Gökada)
floristik yapısını ortaya koymuş ve bölgede 38 familyaya ait 140 takson tespit
etmişlerdir. Buna göre taksonlardan İran-Turan fitocoğrafik bölgesine ait elementler
%14 oranla birinci sırayı alırken bunu %13 oranla Avrupa-Sibirya elementleri
izlemektedir. Akdeniz elementleri %6 oranla temsil edilirken, Öksin bölgesine ait
elemanların oranı %1'de kalmaktadır. Araştırma alanında belirlenen taksonlardan %56
oranındaki büyük bir çoğunluk geniş yayılış alanına sahip olmakla birlikte, %10
kadarının da endemik olduğu saptanmıştır. En fazla tür ve tür altı takson içeren familya
%14'lük oranıyla Brassicaceae olurken bunu %10 ile Fabaceae familyası izlemiş;
Astereceae, Lamiaceae ve Poaceae familyalarının ise %9 oranında takson içerdikleri
belirlenmiştir. Bu beş familyanın alanda belirlenen taksonların yarısından fazlasına
sahip olduğu ve diğer familyaların %49'u bulunduğu görülmüştür.
Çoban (2005), Ekim 2002 ile Ağustos 2002 tarihleri arasında yaptığı çalışmada,
Balıkdamı'ndaki epilitik ve epifitik algleri floristik olarak incelenmiştir.
Arslan
vd.
(2007)’nın,
2001–2003yılları
arasında
yaptığı
çalışmada
sucul
Oligochaeta'ya ait 34 taksonu temsil eden 1,471 örnek toplanmıştır.
Koyuncu vd. (2008)’nın yaptığı çalışmada, Balıkdamı'ndan 2002-2003 yılları süresince
toplanan bitki örneklerinin araştırılması sonucunda, 51 familya ve 173 cinse ait 250
takson (247 tür, 1 alttür, 2 varyete) bulunmuştur. Bu taksonların tamamının kapalı
tohumlular alt bölümüne ait olduğu, 201'inin çift çenekli, 49'unsa tek çenekli olduğu
saptanmıştır. İçerdikleri tür ve tür altı takson sayısı bakımından en büyük familyaların
Brassicaceae (31), Poaceae (29) ve Fabaceae (25) olduğu görülmüştür. En çok türle
temsil edilen cinslerin ise Alyssum L. (5), Centaurea L. (5) ve Consolida L. (4) olduğu
15 tespit edilmiştir. Bitki coğrafyası elemanlarının dağılımı, İran-Turan 47 (%18,8),
Avrupa-Sibirya 27 (%10,8), Akdeniz 23 (%9,2) ve diğer bölgeler veya fitocoğrafik
bölgesi bilinmeyenler 153 (%61,2) şeklinde olmuştur.
Bu çalışmaların hepsi bu bölgenin floristik içeriğini ortaya koymaktadır. Flora
çalışmaları, geçmişten günümüze, günümüzden geleceğe doğada meydana gelen flora
değişmelerini karşılaştırma imkanı tanıyarak bize birçok konuda bilgi verecektir.
16 3. MATERYAL VE YÖNTEM
Araştırma materyalleri bölgeden 2010-2012 yılları arasında değişik vejetasyon
dönemlerinde
(çiçeklenme,
meyvelenme,
tohumlanma)
toplanan
bitkilerden
oluşmaktadır. Bitki örnekleri en az ikişer adet olarak üzere çiçek, meyve gibi
kısımlarının bulunmasına dikkat edilerek toplanmıştır. Toplanan örneklerin alanı temsil
edici nitelikte olmasına dikkat edilmiştir. Araştırma alanından bitkiler rastgele yani,
Random metoduna göre toplanmıştır.
Alan çalışmaları ilkbahar, yaz ve sonbahar gibi farklı gelişme periyotlarında
sürdürülmüştür. Toplanan örnekler herbaryum materyali haline getirilmesi için gazete
ve kurutma kartonları arasında kurutulup uygun biçimde preslenmiştir.
Bitkilerin teşhisi de aynı herbaryumda yapılmıştır. Yapılan teşhisler sonucunda 110 adet
örnekten 65 adet tür ve tür altı kategorisinde takson tespit edilmiştir.
Bitki teşhisi için, Davis (1965-1988)’in editörlüğünde yayınlanmış olan “Flora of
Turkey and the East Aegean Island I-IX” ve Güner vd. 2000, Vol. XI. esrinden
yararlanılmıştır. Bitkilerin listesi verilirken familya, cins ve türler Flora Of Turkey adlı eserdeki sıraya
göre düzenlenmiştir; Böylece familyalar, cinsler ve türler evrimsel sıraya göre
verilmiştir. Bitkilerin kolay incelenmesi ve izlenebilmesi açısından her taksona bir sıra
numarası verilmiştir. Buna göre türün hemen solundaki iki numaranın ilki cins, ikincisi
türe aittir.Türler numaralandırılırken taksonomik kurallara uyularak tür altı birimler (var
veya subsp.) bu numaralandırılmaya dahil edilmemiştir. Fazla yer tutmaması ve kolay
takibi açısından türlerin sinonimleri belirtilmemiş ve coğrafik yayılışları için kısaltmalar
kullanılmıştır. Bu kısaltmalar ise çalışmanın başında ‘Simgeler Dizini’ bölümünde
verilmiştir. Bitki türlerinin tamamı B3 karesinde yer aldığından, farklı lokaliteden aynı
türler için yalnızca ilk lokalitenin başına B3 olarak yazılmıştır.
Tür ve tür altı birimlerinin listesinde şu sıra izlenmiştir;
17 a: Tür numarsı, tür adı ve yazar adı, Floradaki cilt ve sayfa numarası
b: Araştırma alanındaki yayılışları
1-Araştırma alanının hangi bölgesinde bulun
2-Toplama tarihi
3-Toplayıcı demiş baş numarası
4-Dünya üzerindeki yayılışı (ikiden çok bölgede yayılış gösteriyorsa ‘Geniş Yayılışlı’
olarak belirtilmiştir. Hangi floristik bölge elementi olduğu (kesinlik kazanmamışsa)
‘Bilinmeyen’ olarak belirtilmiştir.
Sivrihisar, Polatlı ve Emirdağ iklimi ile ilgili meteorolojik veriler Devlet Meteorolojik
İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınmıştır. Çalışma alanının çevresindeki istasyonlara ait
iklim
diyagramları
Gaussen
metoduna
göre
çizilmiştir.
Alanın
iklimsel
değerlendirilmesi için Emberger’in Akdeniz yağış sıcaklık emsali için geliştirdiği
formüllerden yararlanılmıştır. İklimle ilgili verilerin yorumlanmasında
“İklim ve
Biyoiklim (Akman 2012)” kitabından yararlanılmıştır.
Araştırma alanının jeolojisi ve coğrafyasına ait bilgiler Eskişehir Valiliği il Çevre ve
Orman Müdürlüğü raporlarından elde edilmiştir. Araştırma alanının toprak özellikleri
ile ilgili bilgiler ise Toprak-Gübre Araştırma Enstitüsü’ nden alınmıştır.
Endemik ve nadir endemik türlerin IUCN tarafından belirtilen tehlike kategorileri için
“Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı” (Ekim vd. 2000) esas alınmıştır.
Taksonların Türkiye’de yayılışlarının daha kolay izlenebilmesi için Davis’in (1965)
önerdiği Grid sistemi kullanılmıştır. Bu sistemde Türkiye enlem ve boylamların geçtiği
dereceler esas alınarak kuzeyden güneye A, B ve C; batıdan doğuya doğru ise 1’den
10’a kadar olmak üzere 29 kareye ayrılmıştır (Harita 3.1). Buna göre araştırma alanı B3
karesi içinde yer almaktadır.
18 Harita 3.1 Davis (1965)’in Grid Sistemi Haritası (● Araştırma alanı)
19 4. ARAŞTIRMA ALANININ TANIMI
4.1. Coğrafi Konumu
Eskişehir ili İç Anadolu Bölgesi’nin kuzeybatısında 29o 32o doğu boylamları ile 39o 40o
kuzey enlemleri arasında bulunmaktadır. Kuzeyinde Bolu, doğusunda Ankara,
güneyinde Konya ve Afyon, batısında Kütahya ve Bilecik illeri bulunmaktadır. Yüz
ölçümü 13.652 km²’dir. Dağlar Eskişehir’in %22’sini kaplamaktadır.
Çalışma alanı Sivrihisar ilçesinde yer almaktadır. Sivrihisar ilçesinin yüzölçümü 2.546
km² olup, deniz seviyesinden yüksekliği 1070 m’dir. Arazilerin büyük kısmı ova
görünümünde olup yer yer yüksek dağ ve tepeler bulunmaktadır. En önemli yükseltiler
Sivrihisar Dağları’dır ve en yükseği Çal Dağı’dır. Diğer önemli dağ ve tepeler ise,
Arayit Dağı, Boz Tepe, Büvelik Tepe ve Yediler Tepesi’dir. Sakarya Nehri, ilçe
topraklarında 50 km’lik bir yay çizmektedir.
Balıkdamı Sulak Alanı konum itibariyle Sakarya Nehri’nin kaynağından 70 km uzakta
bulunmaktadır. Çevresinde Ballıhisar, Ertuğrul Köyü, İlyaspaşa Köyü, Yenidoğan Köyü
Göktepe Köyü, Ahiller Köyü bulunmaktadır. Yaklaşık 31.12 hektarlık bir alanı
kaplayan bölge 800 metrelik rakıma sahiptir. Balıkdamı gölünün etrafı tarım alanları ile
kaplıdır. Bölgede tarım desenini arpa, buğday, çavdar, şeker pancarı gibi ürünler
oluşturmaktadır.
Balıkdamı Türkiye'nin Sulak Alan listesinde yer almış ve birçok kuş türü bulunan sulak
alandır. Balıkdamı Sulak Alanı, Sivrihisar'ın 25 km güneyinde bulunmaktadır ve çok
sayıda küçük gölet ve büyük sazlıklardan oluşmaktadır. Balıkdamı, 1980 yılında
yöresinin doğal güzelliklerine sahip olduğu için, Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski
Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığınca “2. Derece Doğal Sit Alanı” olarak ilan
edilmiştir. 1994 yılında da “Yaban Hayatı Koruma Sahası” olarak ilan edilmiştir. Daha
sonra 16 Ekim 2005 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı’nın önerisi üzerine, Bakanlar
Kurulu Kararı ile “Yaban Hayatı Geliştirme Sahası” olarak belirlenmiştir.
20 Balıkdamı önemli bir sulak alan ve çok sayıda bitki, balık, kuş türlerine de
bulunmaktadır. Bir bölgenin kuş cenneti olması, göçmen kuşların duraklaması ve
bazılarının bu alanda üremesi o sulak alanın mükemmel çalışan bir ekolojik dengeye
sahip olduğunun bir göstergesidir. Bir sulak alanda göçmen kuşların konaklaması, o
alanda beslenmek için yeterli sayıda balık olduğunu da gösteriyor. Bu balık
bolluğundan dolayı bu özel bölgeye de halk tarafından balıkların üreme ve yaşama alanı
anlamında 'Balıkdamı' ismi verilmiştir.
Harita 4.1 Çalışma alanının bölgedeki yeri (Anonim 2008)
21 Harita 4.2 Eskişehir ili haritası ve iller arası sınırı (Anonim 2008)
4.2 Jeolojik Yapısı
Eskişehir ve yakın çevresinde birbiri üzerine küçük dilimler halinde bindirilmiş birçok
kaya birimi görülmektedir. Bu küçük dilimler halindeki bindirmelerin büyük çoğunluğu
bölgedeki kalın Neojen katmanları ile örtülmüştür.
Çalışma alanında temeli oluşturan Neojen öncesi şisti metamorfik kayaçlar (mika şist,
serisit şist) ile Kepen formasyonuna ait kırmızı renkli akarsu çökelleri gözlenmemekte
olup, alan tamamıyla sıcaklığı giderek artan sıcak ve çok sıcak iklim koşullarında
giderek kuruyan göl ortamında çökelmiş Neojen çökelleri ve Kuvaterner yaşlı çökeller
ile kaplıdır. Neojen çökellerden Üst Miyosen Sakarya formasyonu (çakıltaşı, kumtaşı,
kiltaşı, kireçtaşı, marn, jips ardalanımı)
alanda Kuvaterner alüvyonlarla birlikte
görülen en yaygın jeolojik birimdir. Diğer bir Neojen yaşlı birim olan Alt-Orta-Miyosen
yaşlı İlyaspaşa formasyonu (çörtlü kireçtaşı, jips, dolomit, kil, kumtaşı-çamuratşı
ardalanımı)
ise alanının doğu ucunda Sakarya Nehri kuzey ve güneyinde
görülmektedir.
22 Bölgede geniş bir alanı kaplayan birim tabanda ince taneli sıkı, gevşek jipslerle
başlamaktadır. Üste doğru yeşil-beyaz renkli kille, kumtaşı-çamurtaşı ardalanması ile
birlikte jipsli killer ve dolomit arakatkıları girmektedir. Serinin tavanındaysa volkanik
aktivite ürünü olan tüfler ve bol fosilli kireçtaşları rastlanmaktadır.
Burada görülen diğer bir seviye ise yeşil killerdir. Killer, açık-koyu yeşil renklerde
masif görünümlü ve dağılgandır. Islak olduklarında renkleri daha koyu ve mumsu bir
renge dönüşürler. Killer içinde bitki kök izlerine ve limonit yumrularına sıkça rastlanır.
Toprağımsı görünümleri, renkleri ve gevşek yapılı olmaları oldukça karakteristiktir.
Yeşil killer Sakarya Nehri’nin kuzey ve güneyinde görülmektedir.
Kumtaşı-çamurtaşı ardalanması şeklindeki birimler açık kahve-koyu kahverengi
tonlarında killer gibi masif görünümlü ve dağılgandırlar. Kumtaşları içersinde iyi
yuvarlaklaşmış dolomit parçaları bulunmaktadır. Çamurtaşı kumtaşı ardalanması
içersinde killerde olduğu gibi bitki kök izleri ve limonit yumruları tarzında yumrular
bulunmaktadır. Islak olduklarında ise çamur gibi olurlar. Kumtaşı-çamurtaşları, jipsli
seri içerisinde değişik seviyelerde ardalanma göstermektedir.
23 Harita 4.3 Alanın Jeolojik Yapısı (Anonim 2008)
4.3 Toprak Özellikleri
Toprak, çok ince tabakadan oluşan üç metreden fazla derinlikte olan, altındaki
anakayadan renk, yapı, doku, kimyasal bileşim, reaksiyonlar ve biyolojik özellikler
bakımından farklı olan yerkabuğunun bir parçasıdır.
Çalışma alanında tespit edilmiş 8 adet toprak grubu vardır. Buna göre, % 44.8 ile en
fazla kahverengi topraklar, % 26.36 ile kahverengi orman toprakları ve % 12.70 ile
kalkersiz kahverengi orman toprakları bulunmaktadır.
Eskişehir ili büyük toprakları ve bazı arazi tiplerinin genel karakterleri şunlardır:
24 Alüvyal topraklar
Akarsular tarafından askıda taşınarak depolanmış, genellikle yeni tortul depozitler
üzerindeki topraklardır. Alüvyal topraklar, akarsu düzlükleri ile yan derelerin yüksek
arazilerden vadi tabanlarına geçiş alanlarında, deltalar ve kıyı düzlüklerinde oluşurlar.
Bu toprakların profilinde horizonlaşma hiç yok ya da çok az belirgindir. Buna karşılık
değişik özellikte katlar görülür. Çoğu, yukarı arazilerden yıkanan kireççe zengindir.
Alüvyal topraklar, bünyesine ve bulundukları bölgeler yahut evrim devrelerine göre
sınıflandırılırlar. Bunlarda üst toprak alt toprağa belirsiz olarak geçiş yapar. İnce bünyeli
ve taban suyu azdır. Yüzey nemli ve organik maddece zengindir. Alt toprakta hafif
seyreden bir indirgenme olayı hüküm sürmektedir.
İklime bağlı olarak bütün bitkilerin yetiştirilebildiği verimi yüksek her türlü kültür
bitkisinin yetişmesine uygun topraklardır. Eskişehir’de 95.501 ha alüvyal toprak
bulunmakta olup, tarım alanlarının % 6.78’lik bölümünü kapsamaktadır.
Kolüvyal topraklar
Yüzeysel suların ve yan derelerin yakın yerlere taşıyarak biriktirdiği sedimentlerin
oluşturduğu genç topraklardır. Yağışın veya akışın yoğunluğuna ve eğim derecesine
göre değişik parça büyüklüklerinde olup, çoğunlukla az toprak içerirler, kaba taş ve
moloz görünümündedirler. Ara sıra taşkına maruz kalırlarsa da eğim ve bünye nedeniyle
drenajları iyidir. Tuzluluk ve sodiklik gibi sorunları yoktur. Özel bir iklime sahip
değildirler. Üzerlerindeki doğal bitki örtüsü iklime bağlıdır. Üzerinde tarım yapılan
kolüvyal topraklar sulandığında iyi verim verirler. Eskişehir toprağının %0.26’sı
kolüvyal topraklardır.
Hidromorfik alüvyal
Bu topraklar, drenajın iyi olmadığı bataklık ve sazlık gibi yerlerde devamlı su altında
kalan bir toprak çeşididir. Üzerlerindeki doğal bitki örtüsü; çayır mera otları, saz, kamış
25 ve sulak yerlerde yetişen bitkilerden oluşur. Topografyaları düz ve çukur, taban suyu
yüksek ve alt katmanları yaştır. Taban suyundaki alçalıp yükselmeler, toprak
katmanlarında ard arda gelen yükseltgenme ve indirgenmelere yol açar. Dolayısıyla
mavi, gri, pas lekeleri görülür. Bu topraklarda derinlik fazla ise de gleyleşmiş katlar kök
bölgesini sınırlandırırlar. Uzun süre yaş kesimlerinde otlatma yapılabilir.
Kahverengi topraklar
Değişik ana maddelerden oluşan ABC profili zonal topraklardır. Erozyona uğrayanlarda
yüksek baz satürasyonu ve yalnız AC horizonu görülür. Oluşumlarında kalsifikasyon rol
oynar, bu nedenle profillerinde çok miktarda kalsiyum bulunur.
A horizonu 10-20 cm. kalınlıkta, belirgin gözenekli yapıda ve orta derecede organik
maddeye sahiptir. pH nötr veya kalevidir, renk gri kahve veya kahverengidir. B
horizonu açık kahverengiden koyu kahverengiye kadar değişen renklerde ve kaba
yuvarlak köşeli blok yapıdadır. Bu horizon, tedrici olarak soluk kahve grimsi renkteki
çok kireçli ana maddeye geçiş yapar. Kahverengi topraklarda bütün profil kireçlidir. B
horizonunun altında genellikle sertleşmiş kireç birikimi katı ve bunun altında da jips
katı mevcuttur.
Kahverengi tarım toprakları
Kahverengi orman toprakları kireçce zengin ana madde üzerinde oluşur. Koyu
kahverengi ve dağılgandır. Gözenekli ve granüler bir yapıya sahiptir. Reaksiyonu
genellikle kalevi bazen de nötrdür. B horizonunun rengi açık kahverengi ile kırmızı
arasında değişir. Reaksiyonu A horizonundaki gibidir. Çok az miktarda kil birikimi
olabilir. Kahverengi orman toprakları, genellikle geniş yapraklı orman örtüsü altında
oluşur. Drenajları iyidir. Çoğunlukla orman ve otlak olarak kullanılırlar. Tarıma alınmış
arazilerin verimi iyidir.
26 Kireçsiz kahverengi orman toprakları
A horizonu iyi oluşmuştur ve gözenekli bir yapısı vardır. (B) horizonu zayıf oluşmuştur.
Kahverengi veya koyu kahverengi granüler veya yuvarlak köşeli blok yapıdadır. (B)
horizonunda kil birikimi yok veya çok azdır. Horizon sınırları geçişli ve tedricidir.
Kireçsiz kahverengi orman toprakları, yaprağını döken orman örtüsü altında oluşur.
Kırmızı kahverengi topraklar
Solum’un rengi hariç hemen hemen diğer bütün özellikleri kahverengi toprakların aynı
veya benzerdir. A horizonu tipik olarak kırmızımsı kahverengi veya kırmızımsı
yumuşak kıvamlıdır. B horizonu kırmızı veya kırmızımsı kahverengi, daha ağır bünyeli
ve oldukça sıkıdır. B horizonunun altında kalsiyum karbonat birikme horizonu bulunur.
Beyazımsı renkli olan bu horizon yumuşak veya çimentolaşmış olabilir. Kırmızımsı
kahverengi topraklar çeşitli ana maddeler üzerinde oluşur. Doğal bitki örtüsü uzunca
otlar ve çalılardır.
Kalkersiz kahverengi topraklar
A(B)C profilli topraklardır. A horizonu kahverengi, grimsi kahverengi, yumuşak
kıvamda veya biraz sıktır. B horizonu daha ağır bünyeli, daha sert kahverengi veya
kırmızımsı kahverengidir.
Genellikle yıkanma mecbur olup üst toprak alt toprağa nazaran daha asidik bir
karakterdedir. Alt toprakta kalevilik olduğu kadar kireçtaşı üzerinde de oluşabilir.
27 5. ARAŞTIRMA ALANIN İKLİMİ
5.1 Genel İklim Durumu
İklim, dünyanın herhangi bir noktasındaki atmosfer olaylarının ortalamasını belirleyen
meteorolojik olayların tümüdür. Başka bir deyişle, iklim, bitkiler, hayvanlar ve insanlar
için dünya üzerinde yaşanabilir bir yerde atmosfer koşullarının bütünüdür. Dolayısıyla
iklim, ekolojik faktörlerin tümü ile karakterize edilir.
İklim, canlı ve cansız her türlü maddeye etki eder. Bitkiler açısından iklimin önemi
büyüktür. Her bitki türü çeşitli iklim elemanlarının veya faktörlerin ekstrem değerleri
arasında hayatını devam ettirebilir. Bu sınırların dışında bitkilerin gelişmesi mümkün
değildir. Her iklim belirli bir bitki topluluğunu karakterize eder ve bunun sonucunda
dünya üzerinde bitkilerin dağılışı gerçekleşir. Bazı iklimler özellikle belirli bir türün
gelişmesine uygundur.
Türkiye iklimsel olarak Akdeniz iklimi bölgeler ve Akdeniz iklimi olmayan bölgeler
olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Çalışma alanı Akdeniz iklimi bölgesine girer. Akdeniz
iklimi, fotoperiyodizmi günlük ve mevsimdik olan, yağışları soğuk veya nispeten soğuk
olan mevsimlere toplanmış, kurak mevsimi yaz olan ve bu yaz kuraklığı maksimum bir
yaz sıcaklığı ile uyuşan tropikal dışı bir iklimdir.
Bir bölgenin ikliminin belirlenmesi meteorolojik verilerin tümünün belirlenmesi ile
mümkün olur. Çalışma alanının iklim verilerini tespit etmek için Polatlı, Emirdağ ve
Sivrihisar illerinin iklim verileri kullanılmıştır. İklimsel verilerin yorumlanmasında
“İklim ve Biyoiklim (Akman 2012)” kitabından yararlanmıştır.
5.2 Rasat İstasyonu ve Genel Özellikleri
Çalışma alanının iklim verileri “Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü”nden
alınmıştır.
28 Sivrihisar ili rasat istasyonu 891 m yükseklikte, 39
57’ kuzey enlem ve 32
53’ doğu
boylamları, Polatlı istasyonu 886 m. yükseklikte olup 32° 16' D, 39° 58' enlemleri
arasında, Emirdağ ise 986 m. yükseklik, 31° 9' D ve 39° 1' K enlemlerinde yer
almaktadır.
Çoğu zaman kullanılan sıcaklık ve yağış değerleri yüksekliğe göre değişir. Çalışma
alanının yükseklikleri 1000 m ile 1500 m arasında değişmektedir. Bu çalışmada
Sivrihisar, Polatlı ve Emirdağ illerine ait ortalama sıcaklık, ortalama yüksek ve düşük
sıcaklıklar, en yüksek ve en düşük sıcaklıklar, ortalama toplam yağış miktarı, ortalama
nispi nem, iklim diyagramları verilmiştir.
Belirli sıcaklık sınırları içerisinde bütün canlılar gelişir ve hayatlarını sürdürürler.
Bitkilerin büyümesi üzerinde sıcaklığın etkisi çok fazladır. Hayvanların aksine bitki
organlarının sıcaklığı, çevre şartları tarafından düzenlenmektedir. Terleme, dokuların
donması, kış uykusu ve daha birçok fizyolojik olaylar sıcaklığa bağlıdır.
Çalışma alanı çevresindeki Sivrihisar ili rasat istasyonuna ait sıcaklıkla ilgili veriler
çizelge 5.1’de, Polatlı ili rasat istasyonuna ait sıcaklıkla ilgili veriler çizelge 5.2’de,
Emirdağ ili rasat istasyonuna ait sıcaklıkla ilgili veriler çizelge 5.3’de verilmiştir.
29 Çizelge 5.1 Sivrihisar iline ait sıcaklık değerleri (⁰C)
Uzun yıllar değerleri
1
30 2
3
4
Ortalama yüksek sıcaklık 3.8
5.6
10.6
Ortalama düşük sıcaklık
-3.3
-2.4
Ortalama sıcaklık
-0.1
En yüksek sıcaklık
16.2
En düşük sıcaklık
-20.5 -19.9 -14.0 -8.5
5
6
7
8
9
10
11
12
T.m
15.6 20.7
25.3
29.0
28.8
24.7
18.4
11.5
5.6
16.6
0.7
5.1
12.8
15.5
15.6
12.0
7.9
2.6
-1.4
6.1
1.2
5.3
10.3 15.1
19.4
22.6
22.3
18.2
12.7
6.6
1.8
11.3
18.2
25.0
29.0 32.4
35.4
39.4
37.6
35.0
31.0
24.6
19.2
28.5
-2.5
-0.6
5.1
6.0
1.4
-3.7
-14.6
-14.9
-7.2
5
6
7
8
9
10
11
12
T.m
9.2
Çizelge 5.2 Polatlı iline ait sıcaklık değerleri (⁰C)
Uzun yıllar değerleri
1
2
3
4
Ortalama yüksek sıcaklık 3.7
6.2
11.6
16.9 22.1
26.7
30.5
30.2
25.8
19.4
12.0
5.7
17.5
Ortalama düşük sıcaklık
-3.6
-2.7
0.3
4.9
12.1
15.3
15.2
11.3
7.1
1.9
-1.5
5.7
Ortalama sıcaklık
-0.3
1.3
5.5
10.7 15.5
19.9
23.5
23.1
18.5
12.7
6.2
1.7
11.5
En yüksek sıcaklık
17.8
19.9
27.0
31.0 33.4
37.4
42.5
39.7
37.3
33.3
23.1
24.0
30.5
En düşük sıcaklık
-22.4 -21.7 -19.0 -8.7
1.5
6.0
5.8
1.9
-6.0
-11.0
-17.1
-7.7
8.7
-2.1
30 Çizelge 5.3 Emirdağ iline ait sıcaklık değerleri (⁰C)
Yzun yıllar değerleri
1
31
2
3
4
Ortalama yüksek sıcaklık 4.4
6.5
11.7
Ortalama düşük sıcaklık
-3.6
-2.6
Ortalama sıcaklık
0.1
En yüksek sıcaklık
19.0
En düşük sıcaklık
-23.8 -21.8 -18.1 -8.0
5
6
7
8
9
10
11
12
T.m
17.1 22.1
26.6
30.2
29.9
25.9
19.5
12.4
6.2
17.7
0.6
5.1
12.1
14.6
14.3
10.8
6.9
1.9
-1.7
5.6
1.5
5.7
10.8 15.5
19.7
22.9
22.3
18.1
12.5
6.4
1.8
11.4
20.6
26.6
31.4 33.5
36.8
40.0
39.3
36.9
32.6
24.8
20.4
30.1
0.0
5.8
0.0
1.0
-4.2
-16.4
-19.5
-8.8
8.8
-1.5
31 Çizelge 5.1’e göre Sivrihisar’da ortalama yıllık sıcaklık 11,3⁰C’ dir. Ortalama yüksek
sıcaklıklar 29,0⁰C ile Temmuz ve 28,8⁰C ile Ağustos aylarında gerçekleşmiştir.
Ortalama düşük sıcaklık ise -3,3⁰C ile Ocak ve -2,4⁰C ile Şubat aylarında
gerçekleşmiştir.
Çizelge 5.2’ye göre Polatlı’da ortalama yıllık sıcaklık 11,5⁰C’dır. Ortalama yüksek
sıcaklıklar 30,5⁰C ile Temmuz ve 30,2⁰C ile Ağustos aylarında gerçekleşmiştir.
Ortalama düşük sıcaklık ise -3,6⁰C ile Ocak, -2,7⁰C ile Şubat aylarında gerçekleşmiştir.
Çizelge 5.3’e bakarsak Polatlı’da ortalama yıllık sıcaklık 11,4⁰C’dir. Ortalama yüksek
sıcaklıklar 30,2⁰C ile Temmuz ve 29,9⁰C ile Ağustos aylarında gerçekleşmiştir.
Ortalama düşük sıcaklık ise -3,6⁰C ile Ocak, -2,6⁰C ile Şubat aylarında gerçekleşmiştir.
Sivrihisar, Polatlı ve Emirdağ illerinin yıllık ortalama sıcaklık farkını aşağıdaki formüle
göre hesaplarsak çizelge 5,4’teki sonuçları elde etmiş oluruz.
A= t(maksimum) – t(minimum).
Çizelge 5.4 Sivrihisar, Polatlı ve Emirdağ illerinin ortalama sıcaklık farkları
İstasyonlar
Sivrihisar
Polatlı
Emirdağ
t(maksimum)=En yüksek ortalama sıcaklık
22.6
23.5
22.9
t(minimum)=En düşük ortalama sıcaklık
-0.1
-0.3
0.1
A=Ortalama sıcaklık farkı
22.7
23.8
22.8
5.3 Yağış
İklimin en önemli faktörlerinin biri de yağıştır. Bitkiler açısından yıllık yağış
miktarından çok bu yağışın mevsimlere göre dağılışı önemlidir. Böylece bir yılda hangi
mevsimin veya mevsimlerin yağışlı ve kurak geçtiği bilinmiş olur. Bazı araştırıcılar
32 yağışın yıllık önemini göz önüne alarak iklim sınıflandırması yapmışlardır. Bu
sınıflandırma aşağıda belirtilmiştir.
Yıllık yağışın;
120 mm’ den az olduğu yerler çöl,
120-250 mm arasında olan yerler kurak,
250-550 mm arasında olan yerler yarı kurak,
550-1000 mm arasında olan yerler orta dereceli nemli,
1000-2000 mm arasında olan yerler ise çok nemli olarak nitelendirilir.
Çalışma alanı çevresindeki Sivrihisar, Polatlı ve Emirdağ illeri rasat istasyonlarına ait
ortalama yağış miktarına ilgili veriler çizelge 5.5’te verilmiştir.
Bu verilere göre Sivrihisar ili rasat istasyonuna ait ortalama yağış miktarı 395,7 mm,
Polatlı ili rasat istasyonuna ait ortalama yağış miktarı ise 354 ve Emirdağ ili rasat
istasyonuna ait ortalama yağış miktarıysa 396,6 mm’dir. Sivrihisar, Polatlı ve Emirdağ
illerine ait verileri karşılaştıracak olursak iklim sınıflandırması yarı kurak olarak
nitelendirilir.
Sivrihisar ili rasat istasyonuna göre en fazla yağış 50,6 mm ile Mayıs ayı, 46,9 mm ile
Nisan ayında gerçekleşirken, yağışın en az olduğu aylar ise 14,6 mm ile Ağustos ve
14,1 mm ile Eylül aylarıdır.
Polatlı ili rasat istasyonuna göre en fazla yağış 44,0 mm ile Mayıs ayı, 43,7 mm ile
Nisan ayında görülmüşken, yağışın en az olduğu aylar ise 12,4 mm ile Eylül ve 10,5
mm ile Ağustos aylarıdır.
33 Çizelge 5.5 Ortalama yağış miktarları
İstasyon
Aylar
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
Sivrihisar Uzun yıllar 38.8 33.3 35.1 46.9 50.6 32.3 16.2 14.6 14.1 33.5 35.4 44.7
Yıllık Toplam
395.7
Polatlı
Uzun yıllar 36.5 27.3 31.7 43.7 44.0 34.7 13.6 10.5 12.4 29.6 30.9 39.1
354
Emirdağ
Uzun yıllar 35.8 33.6 36.2 45.0 46.6 38.0 16.1 16.1 15.3 37.1 32.8 44.0
396.6
Çizelge 5.6 Yıllık yağışın mevsimlere dağılımı ve yağış rejim tipi
34
İstasyon
İLKBAHAR YAZ
mm
SONBAHAR KIŞ
%
mm
%
Sivrihisar 132.6
33.5
63.1
Polatlı
119.4
33.7
58.8 16.6
Emirdağ
127.8 32.2
70.2 17.7
mm
%
15.9 83
YILLIK YAĞIŞ REJİMİ YAĞIŞ REJİMİ TİPİ
mm
%
20.9
116.8 29.5
395.7
İKSY
Doğu Akdeniz Yağış Rejimi Tipi 2
72.9
20.5
102.9 29.0
354
İKSY
Doğu Akdeniz Yağış Rejimi Tipi 2
85.2
21.4
113.4 28.5
396.6
İKSY
Doğu Akdeniz Yağış Rejimi Tipi 2
Çizelge 5.7 Ortalama bağıl nem (%)
İstasyon
Aylar
1
2
3
4
5
7
8
9
10
11
12
Yıllık
Sivrihisar Uzun yıllar
75.5 70.5 63.2 59.9 57.2 52.3 47.6 48.3 50.7 60.6 68.1 76.1 60.8
Polatlı
Uzun yıllar
79.8 73.8 65.3 61.8 58.7 52.3 46.5 47.2 50.4 60.5 71.6 79.5 62.2
Emirdağ
Uzun yıllar 73.4 68.5 61.5 58.0 55.0 50.5 46.5 47.5 50.2 59.7 67.9 73.5 59.3
34 6
Emirdağ ili rasat istasyonuna göre en fazla yağış 46,6 mm ile Mayıs ayı, 45,0 mm ile
Nisan ayında görülmektedir, yağışın en az olduğu aylar ise 16,1 mm ile Temmuz,
Ağustos ve 15,3 mm ile Eylül aylarında görülmektedir.
Yıllık yağış rejiminin aylara ve mevsimlere dağılış şekline yağış rejimi denir. Yağış
rejimi hakkındaki bilgiler biyolojik açıdan son derece önemlidir. Bitkiler için yıllık
yağış miktarı kadar bu yağışın mevsimlere göre dağılışı da çok önemlidir. Çünkü
vejetasyon, yağışın mevsimlere dağılışından veya kurak bir mevsimin bulunup
bulunmamasından etkilenir. Türkiye’deki yağış rejimi tipleri azalan yağış miktarına
göre 4 mevsimin baş harfleri alınarak oluşturulur. Buna göre K (Kış), İ (İlkbahar), Y
(Yaz), S (Sonbahar) şeklinde gösterilir.
Çizelge 5.6’da Sivrihisar ili rasat istasyonu azalan yağış miktarına göre yağış rejimi İ
(132,6 mm), K (116,8 mm), S (83mm), Y (63,1 mm) olarak sıralanırken, Polatlı ili rasat
istasyonu azalan yağış miktarına göre yağış rejimi İ (119,4 mm), K (102,9 mm), S (72,9
mm), Y (58,8 mm) olarak sıralandı ve son olarak Emirdağ rasat istasyonu azalan yağış
miktarına göre yağış rejimi İ (127,8 mm), K (113,6 mm), S (85,2 mm), Y (70,2 mm)
olarak sıralandı. Buna göre çalışma alanı Doğu Akdeniz yağış rejiminin 2. Tipi içine
girmektedir.
Çizelge 5.6’da yıllık yağışın mevsimlere dağılımı gösterilmiştir. Sivrihisar ili rasat
istasyonu verilerine göre en fazla yağışın ilkbahar aylarında (%33,5) en az yağışın ise
yaz aylarında (%15,9) düştüğü görülmektedir.
Polatlı ili rasat istasyonu verilerine göre en fazla yağışın ilkbahar aylarında (% 33,7) en
az yağışın ise yaz aylarında (% 16,6) düştüğü görülmektedir.
Emirdağ ili rasat istasyonu verilerine göre ise en fazla yağışın ilkbahar aylarında
(%32,2), en az yağışın ise yaz aylarında (%17,7) düştüğü görülmektedir.
35 5.4 Bağıl Nem
Mevcut su buharı ile doyma miktarı arasındaki farktır; buna doyma açığı da denir ve %
olarak gösterilir. Bağıl nem sıcaklıkla birlikte kullanılır ve bağıl nemin günlük değişimi
sıcaklıkla ters orantılıdır.
Sivrihisar iline ait yıllık ortalama nem % 60,8’ dir. Ortalama bağıl nemin en yüksek
olduğu aylar %76,1 ile Aralık ve %75,5 ile Ocak aylarıdır. Bağıl nemin en düşük
olduğu aylar ise % 47,6 ile Temmuz ve % 48,3 ile Ağustos aylarıdır. Polatlı iline ait
yıllık ortalama nem % 62,2’ dir. Ortalama bağıl nemin en yüksek olduğu aylar %79,5
ile Aralık ve %79,8 ile Ocak aylarıdır. Bağıl nemin en düşük olduğu aylar ise % 46,5 ile
Temmuz ve % 47,2 ile Ağustos aylarıdır. Emirdağ iline ait yıllık ortalama nem % 59,3’
tür. Ortalama bağıl n+emin en yüksek olduğu aylar %73,5 ile Aralık ve %73,4 ile Ocak
aylarıdır. Bağıl nemin en düşük olduğu aylar ise % 46,5 ile Temmuz ve % 47,5 ile
Ağustos aylarıdır.
5.5 Çalışma Alanının İklimsel Değerlendirilmesi
Dünyayı çeşitli iklim bölgelerine ayırmak veya sınıflandırmak için birçok araştırıcı bir
takım iklim prensipleri ve iklim formülleri ortaya koyarak orijinal çözüm bulmaya
çalışmışlardır.
Çalışma alanı Akdeniz iklimi bölgesine girmektedir. Bunun için Akdeniz iklimi ve
bunun problemleri üzerine durmuş olan Emberger’ in metodu kullanılmıştır. Emberger’
in sınıflandırılması fotoperiyodizm, sıcaklık ve yağış rejimlerine dayanmaktadır.
Akdeniz iklimi, fotoperiyodizmi günlük ve mevsimlik olan, yağışları soğuk veya
nispeten soğuk olan mevsimlere toplanmış, kurak mevsimi yaz olan ve bu yaz kuraklığı
maksimum bir yaz sıcaklığı ile uyuşan tropikal dışı iklimdir. Vejetasyon açısından bu
iklimin en göze çarpan özelliği az çok belirgin fakat daima mevcut olan kurak devrenin
bulunması ve bu devrede yüksek sıcaklıkla beraber görülen çok az miktardaki yaz
yağışıdır.
36 Kurak devreyi tespit etmek için Emberger aşağıdaki formülü önermiştir;
PE
Yaz yağışı ortalaması
S = -----------
=
M
-------------------------------------------------------En sıcak ayın maksimum sıcaklık ortalaması
Burada;
PE = P6 + P7 + P8
Yani Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarındaki yağış toplamıdır.
M = En sıcak ayın maksimum sıcaklık ortalamasıdır.
S değerine göre istasyon;
S < 5 ise Akdenizli,
S, 5 ile 7 arasında ise Yarı- Akdenizli,
S > 7 ise Akdenizli değil’ dir.
Bu formüle göre çalışma alanı için S değeri Sivrihisar’ da 2.2 olarak gösteriyor, Polatlı’
daysa 1.9, Emirdağ’ da ise 2.4 olarak belirlenmiştir. Çalışma alanının S değerinin 5’ ten
küçük olması bölgenin Akdeniz iklimi’ nin etkisi altında olduğunu göstermektedir.
Emberger Akdeniz ikliminin katlarını ve genel kuraklık derecesini tayin etmek için şu
formülü önermiştir;
1000
2000X
P
Q = --------------------------- veya ------------------------------------------M + m / 2 X (M – m)
M²-m²
Burada;
Q: Yağış – Sıcaklık esmanı
P: Yıllık yağış miktarı
M: En sıcak ayın maksimum sıcaklık ortalaması ( ⁰ C )
m: En soğuk ayın minimum sıcaklık ortalaması ( ⁰ C )
1000: Sabit
37 M – m: Karasallığı dolayısıyla evatranspirasyonu gösteren yıllık sıcaklık farkı
M + m / 2: Kuraklık
⁰ C : + 273
Verilen ⁰C ile kullanılmak istendiği taktirde aşağıdaki formül uygulanır:
2000XP
Q = --------------------------------( M + m + 546,4 ) (M- m )
Q değeri ne kadar büyükse iklim o kadar nemli, ne kadar küçükse iklim o derece
kuraktır. Q ve P değerine göre Akdeniz iklimleri aşağıdaki biyoiklim katlarına ayrılır;
Q < 20, P < 300 mm: Çok Kurak Akdeniz iklimi
Q = 20 -32, P = 300 – 400 mm: Kurak Akdeniz İklimi
Q =32 -63, P = 400 -600 mm: Yarı kurak Akdeniz İklimi
Q = 63 – 98, P = 600 -800: Az yağışlı Akdeniz İklimi
Q > 98, P > 1000mm: Yağışlı Akdeniz iklimi
Bu iklim katlarının her biri özel bir vejetasyon tipine karşılıktır.
(m) genel bir şekilde donlu devrelerin süresini ifade eder. (m) değeri ne kadar küçükse
soğuk devre o kadar uzundur. (m) sıfırdan büyük veya küçük oluşuna göre Akdeniz
biyoiklim tipleri:
m > 0 ⁰C olduğunda;
m>10 ⁰C olduğunda: çok sıcak Akdeniz iklimi.
m; 10 ⁰C ve 7 ⁰C arasında: sıcak Akdeniz iklimi.
m; 7 ⁰C ve 4,5 ⁰C arasında: yumuşak Akdeniz iklimi
m; 4,5 ⁰C ve 3 ⁰C arasında: Ilık Akdeniz iklimi
m; 3 ⁰C ve 0 ⁰C arsında: serin Akdeniz iklimi
m < 0⁰C olduğunda;
m > - 10 ⁰C: olduğunda: kışı Buzlu
m;- 10 ⁰C ve - 7 ⁰C arasında: kışı son derece soğuk
m; - 7 ⁰C ve - 3⁰C arsında: kışı çok soğuk.
m; - 3 ⁰C ve 0 ⁰C arasında: kışı soğuk
38 m’ nin 0⁰C ‘ den düşük değerlerinde, -3⁰C ‘den küçük olan yerler Akdeniz dağ ve
yüksek dağ iklimlerine karşılıktır.
Emberger ‘in formülü; Sivrihisar için Q (39) ve m (- 7.2 ⁰C), Polatlı için Q (32.5) ve m
(-7.7) ve Emirdağ için uygulandığında Q (35.9) ve m (-8.8) olarak bulunmuştur.
Dolayısıyla biyoiklim katı Sivrihisar, Polatlı ve Emirdağ istasyonları için Yarı kurak,
kışı son derece soğuk Akdeniz iklimi olarak belirtilmiştir.
Çizelge 5.9 - 5.11’deki ortalama sıcaklıklar ve aylık ortalama yağış miktarların
kullanarak çalışma alanının ombro-termik (yağış-sıcaklık) diyagramı çizilmiştir.
39 Çizelge 5.8 Sivrihisar, Polatlı ve Elmadağ istasyonlarının iklimsel analizi
İstasyon
P (mm) PE (mm) M (⁰C) M (⁰C)
S
Q
İklim Tipi
(PE/M)
Sivrihisar
395.7
63.1
28.5
-7.2
2.2
39.0
Yarı kurak, kışı son derece Soğuk Akdeniz iklimi
Polatlı
354
58.8
30.5
-7.7
1.9
32.5
Yarı kurak, kışı son derece Soğuk Akdeniz iklimi
Emirdağ
396.6
70.2
30.1
-8.8
2.4
35.9
Yarı kurak, kışı son derece Soğuk Akdeniz iklimi
40
Çizelge 5.9 Sivrihisar ili uzun yıllar ortalama sıcaklık ve yağışın değerleri
İstasyon
Sivrihisar
Aylar
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
T (oC)
-0.1
1.2
5.3
10.3 15.1 19.4 22.6 22.3 18.2 12.7 6.6
1.8
P (mm) 38.8 33.3 35.1 46.9 50.6 32.3 16.2 14.6 14.1 33.5 35.4 44.7
Çizelge 5.10 Polatlı ili uzun yıllar ortalama sıcaklık ve yağışın değerleri
İstasyon Aylar
Polatlı
T (oC)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
-0.3
1.3
5.5
10.7 15.5 19.9 23.1 23.1 18.5 12.7 6.2
1.7
P(mm) 36.5 27.3 31.7 43.7 44.0 34.7 13.6 10.5 12.4 29.6 30.9 39.1
Çizelge 5.11 Emirdağ ili uzun yıllar ortalama sıcaklık ve yağışın değerleri
İstasyon Aylar
Emirdağ
T (oC)
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
0.1
1.5
5.7
10.8 15.5 19.7 22.9 22.3 18.1 12.5 6.4
1.8
P(mm) 35.8 33.8 36.2 45.0 46.6 38.0 16.1 16.1 15.3 37.1 32.8 44.0
40 Şekil 5.1 Sivrihisar ili Ombro-Termik diyagramı
Şekil 5.2 Polatlı ili Ombro-Termik diyagramı
41 Şekil 5.3 Emirdağ ili Ombro-Termik diyagramı
Sivrihisar, Polatlı ve Emirdağ istasyonlarında, Haziran-Ekim aylarında kuraklık
görülmektedir.
İklim diyagramlarında iki eğri vardır. Bunlardın biri ⁰C olarak sıcaklık eğrisi (bu, aylık
ortalama sıcaklıkları gösterir), diğer eğri mm olarak yağış eğrisidir. Bu eğri de aylık
yağış eğrisini gösterir. Bu grafiklerde sıcaklık ve yağış karşılıklı iki ayrı dikey
koordinatta, aylar ise yatay eksende gösterilir. Yağış mm olarak sıcaklığın iki katı olan
bir ölçekle gösterilir. Aylara göre yağış ve sıcaklık işaretlenerek sıcaklık ve yağış eğrisi
çizilir. Yağış eğrisinin sıcaklık eğrisini ilk kestiği yerde kurak devre başlar, sıcaklık
eğrisinin altından geçerek ikinci başladığı yerde biter. Kurak devre dışında kalan
sıcaklık ve yağış eğrileri arasındaki kısımlar ise yağışlı devreyi gösterir. Ortalama düşük
sıcaklığın ⁰C’ nin altında olduğu aylar mutlak donlu aylardır.
42 6. SULAK ALANI TEHDİT EDEN BAŞLICA ÇEVRE SORUNLARI
6.1 Tarımsal Kaynaklı Kirlilik
Göl çevresinde son zamanlarda giderek artan oranda tarımsal faaliyet söz konusudur. Bu
tarımsal alanlardan yıkanma sonucu sulak alan sistemine ulaşan kirletici ve besin tuzları
alanda ötrifikasyona neden olmaktadır.
Artan besin tuzları ile birlikte özellikle Balıkdamı Gölü’nde süksesyon hızla ilerlemekte
ve göller saz kamış ile kaplanma tehdidi ile karşı karşıya kalacaktır.
Şekil 6.1 Tarımsal kaynaklı kirleticilerin sulak alan sitemine ulaşması sonucu
meydana gelen ötrifikasyon ve sonucunda süksesyonal ilerleyiş
43 6.2 Otlatma Baskısı
Otlatma baskısı floristik çeşitlilik üzerindeki en aktif ve etkili biyotik baskıdır. Otlatma
baskısı doğal bitki örtüsünün değişimine yol açmaktadır.
Şekil 6.2 Balıkdamı Gölü çevresinde otlatma baskısı
44 6.3 Tarıma Açma
Göl kıyısındaki sulak habitatları su seviyesi kasıtlı düşürülerek tarıma açılmaktadır.
Şekil 6.3 Sulama amaçlı su alımı
6.4 Habitat Deformasyonu ve Sazlıkların yakılması
Alanda yer yer kum alımı, drenaj kanalı açılması vb. faaliyetlerle habitat deforme
edilmektedir.
Şekil 6.4 Alandan kum alımı
45 7. BULGULAR
RANUNCULACEAE
1.Ranunculus L.
1.Ranunculus trichophyllus Chaix. ( Düğün çiçeği)
B3. Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, su içi. 27.04.2011.
A.Beishenbekova , 1005,
B3. Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, su içi. 12.06.2011.
A.Beishenbekova, 1016
CRUCIFERAE
2.Nasturtium R.Br
2. Nasturtium officinale R.Br.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı bataklık.
12.06.2011. A.Beishenbekova. 1024
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı bataklık.
17.06.2012. A.Beishenbekova. 1075
3.Lepidium L.
3.Lepidium lotifolium L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı,
13.05.2012. A.Beishenbekova. 1049
46 4.Arabidopsis Heynh.
4.Arobidopsis thaliana (L)Heynh.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı,17.06.2012.
A.Beishenbekova 1079
CARYOPHYLLACEAE
5. Gypsophilla L.
5.Gypsophilla perfoliata L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı,17.06.2012
A.Beishenbekova, 1081
POLYGONOCEAE
6. Polygonum L.
6. Polygonum amphibium L. (Su çoban değeneği)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi. 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1052
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1087.
7. Rumex L.
7.Rumex hydrolopathum Huds.
47 B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1027.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 12.10.2011.
A.Beishenbekova 1038.
CHENOPODIACEAE
8. Atriplex L.
8.Atriplex tatarica L.var.tatarica
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, kıyı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1018
9.Salicornia L.
9.Salicornia prostrata Pall.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 27.04.2011.
A.Beishenbekova 1001.
AMARANTHACEAE
10.Amaranthus L.
10.Amaranthus albus L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1025
48 FRANKENIACEAE
11.Frankenia L.
11.Frankenia hirsuta L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1022.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1086
GERANIACEAE
12.Geranium L.
12. Geranium sylvaticum L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1076
ZYGOPHYLLACEAE
13.Peganum L.
13.Peganum harmala L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, kıyı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1030
49 FABACEAE
14.Trifolium L.
14.Trifolium fragiferum L var. fragiferum (Üçgül)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı, 27.04.2011.
A.Beishenbekova 1009
15.Lotus L.
15.Lotus corniculatus L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1031
16.Coronilla L.
16.Coronilla scorpiodes (L.) Koch
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı, 27.04.2011.
A.Beishenbekova 1007
LEGUMINOSAE
17.Tetrogonolobus Scop.
17.Tetrogonolobus maritimus (L.) Roth
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1083
50 ROSACEAE
18.Potentilla L.
18.Potentilla reptans L. ( Beşparmak otu)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1077.
19.Potentilla anglica Laichar ding
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1023
LYTHRACEAE
19. Lythrum L.
20. Lythrium salicaria L. ( Hevhulma)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1080.
21.Lythrium hyssopifolia L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 27.04.2011.
A.Beishenbekova 1002.
51 HIPPURIDACEAE
20.Hippuris L.
22.Hipperus vulgaris L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1045
CALLITRICHACEAE
21.Callitriche L.
23.Callitriche palustris L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı bataklık,
13.05.2012.
A.Beishenbekova 1046.
APIACEAE
22.Anthriscus Pers.
24.Anthriscus nemorosa (Bied.)Sprengel
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1013
23.Apium L.
25.Apium nodiflorum (L.) Lag ( Tatlı derdeme)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1032
52 B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1074
24.Falcaria Fabr.
26.Falcaria falcarioides (Bornm.&.Wolff) Wolff
B3. Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1056.
DIPSACACEAE
24.Scobiosa L.
27.Scobiosa argentea L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 02.10.2011.
A.Beishenbekova 1035
ASTERACEAE
25.Xanthium L.
28.Xanthium strumarium L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 02.10.2011.
A.Beishenbekova 1037.
26. Cirsium Miller.
29.Cirsium arvense (L.) Scop.
53 B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 02.10.2011.
A.Beishenbekova 1034
27.Scorzonera L.
30.Skorzonera semicana DC.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1011.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1042
TRAPACEAE
28. Tripleuraspermum Schultz Bip.
31.Tripleuraspermum fissurale (Sosn.) E.Hossain.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1020
LENTIBULARIACEAE
29. Utricularia L.
32.Utricularia vulgaris L. ( Su miğferi)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1057
54 PRIMUDACEAE
30.Glaux L.
33.Glaux maritima L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1043.
CONVOLVULACEAE
31. Convolvulu L.
34.Convolvulus lineatus L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 27.04.2011.
A.Beishenbekova 1008.
32.Ipomeae L.
35.Ipomeae sagittata Poiret.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1068
SCROPHOLRIACEAE
33.Veronica L.
36.Veronica anagaılis-aquatica L.subsp anagallis-aquatica (Mine çiçeği)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 12.06.2011.
55 A.Beishenbekova 1029.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1067.
37.Veronica anagalloides Guss.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1017
38.Veronica beccabunda L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, gölkenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1078.
LABIATAE
34.Mentha L.
39.Mentha aquatica L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1026.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1070.
40.Mentha pylegium L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, kıyı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1010.
56 41.Mentha suaveolens Ehrh.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, kıyı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1040.
PLANTAGINACEAE
35.Plantago L.
42.Plantago major L.(Sinir otu)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1021.
SALICACEAE
36.Salix L.
43.Salix alba L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1071.
37.Populus L.
44.Populus nigra L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı. 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1073.
57 RUBIACEAE
38.Galium L.
45.Galium verum L. ( Sarı yoğurt otu)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı. 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1082.
BUTOMACEAE
39.Butomus L.
46.Butomus umbellatus L. ( Çiçekli hasır sazı)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, kıyı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1015.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, kıyı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1050.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, kıyı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1069.
ALISMACEAE
40.Alisma L.
47.Alisma lanceolatum With. (Mızraksı kaşıkotu)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 27.04.2011.
A.Beishenbekova 1004.
58 POTOMOGONACEAE
41. Potomogeton L.
48.Potomogeton pectunatus L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1041.
IRIDACEAE
42.Iris L.
49.Iris pseoudocorus L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1044.
TYPHACEAE
43.Typha L.
50.Typha latifolia L. (Saz)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 02.10.2011.
A.Beishenbekova 1036.
51.Typha angustifolia L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1066.
59 JUNCACEAE
44.Juncus L.
52.Juncus gerardi Loisel. (Tuzcul kasırotu)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1033.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1054.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1085.
53.Juncus inflexus L. (Hasır otu)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1061.
CYPERACEAEA
45.Scirpoides Seguier.
54.Scirpoides holoschoenus.(L) Sojok.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1053.
60 46.Bolboschoenus Ascherson ex Palla.
55.Bolboschoenus maritimus (L.) Palla var. maritimus (L.) Palla (Deniz
sandalye sazı)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1019.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1065.
47.Eleocharis R.Br.
56.Eleocharis palustris (L) Roemer & Schulres. (Saz)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı 12.06.2011.
A.Beishenbekova 1014.
48.Cladium R.Br.
57.Cladium mariscus (L.) Rohl
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1084.
49.Carex L.
58.Carex paniculata L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1055.
61 59.Carex riparia Curtis.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1064.
60.Carex divisa Hudson.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1059.
61.Carex diandra Schrank.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1060.
POACEAE
50.Hordeum L.
62.Hordeum murinum L.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kıyısı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1062.
51.Koeleria Pers.
63. Koeleria cristata ( L) Pers. ( Yayla çayıra)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1047.
62 52.Festuca L
64.Festuca valesiaca Schleicher ex Gaudin.
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, su içi, 13.05.2012.
A.Beishenbekova 1058.
53.Poa L.
65.Poa pratensis L. ( Çayır salkım otu)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 17.06.2012.
A.Beishenbekova 1063.
54. Phragmites L.
66.Phragmites australis Trin. ex Steudel (Kamış)
B3.Eskişehir. Sivrihisar. Balıkdamı gölü, Balıkdamı gölü, göl kenarı, 27.04.2011.
A.Beishenbekova 1003
63 8. TARTIŞMA VE SONUÇ
Çalışma alanının florasını tespit etmek amacıyla 27 Nisan 2011 ve 17 Haziran 2012
tarihleri arasında gerçekleştirilen arazi çalışması sonucunda 110 bitki örneği
toplanmıştır.
Bölgede 35 familyaya ait 65 tür ve tür altı takson tespit edilmiştir. Fazla tür içeren
familyalar sırasıyla Cyperaceae, Poaceae, Scrophyllariaceae, Labiatae ve Apiaceae’ dir.
Çizelge 8.1 Araştırma bölgesindeki toplanan türlerin familyalara göre dağılımı
Familyalar
Tür sayısı
%
Cyperaceae
8
12.30
Poaceae
5
7.6
Juncaceae
2
3.07
Typhacea
2
3.07
Scrophylariaceae
3
4.6
Apiaceae
3
4.6
Labiatae
3
4.6
Salicaceae
2
3.07
Lythraceae
2
3.07
Fabaceae
3
3.07
Diğerleri
32
49.23
Toplam
65
100
64 Şekil 8.1 Familya spektrumu
Yurdumuzda sulak alanların floristik yapısına dair çok sayıda araştırma olmasına
rağmen makrofitik flora çalışmaları oldukça sınırlıdır. Sulak alanlarda gerçekleştirilen
araştırmaların hemen tamamı sulak alan ekosistemlerini çevresiyle birlikte ele almış
olup bu çalışmalarda makrofitler ayrıca belirtilmemiştir.
Gerçekleştirilen detaylı literatür taramaları sonucu makrofitik flora ile ilgili olarak
“Manyas Kuş Cenneti Milli Park Sahası, Gel-Git Zonundaki Yaz Sezonu Makrofitleri
Üzerine Sistematik Bir Çalışma” (Ulucutsoy, 2004) konulu çalışmaya rastlanılmıştır.
Adı geçen bu çalışmada araştırma alanında 26 familyaya ait 51 cins ve bu cinslere ait 57
tür ve türaltı takson tespit edilmiştir. Araştırma alanında bulunan en zengin 3 familyaya
ait veriler karşılaştırıldığında ise aşağıdaki çizelge 8.2 elde edilmiştir.
65 Çizelge 8.2 Daha önce yapılmış olan çalışma ile alanın karşılaştırılması
FAMİLYA
Manyas Kuş
Balıkdamı Gölü
Cenneti Milli Park
(Beizhenbekova
Sahası
2012)
(Ulucutsoy 2004)
Takson
%
Takson
Sayısı
%
Sayısı
Asteraceae
10
18
3
4.6
Poaceae
9
16
5
7.6
Lamiaceae
8
14
3
4.6
Çalışma alanında tespit edilen en çok türe sahip olan cinsler Carex sp, Veronica sp,
Mentha sp’ dir. Yapılan çalışmaya göre, en çok türe sahip olan cinsler aşağıda ayrıntılı
olarak verilmiştir.
Çizelge 8.3 Toplanan bitkilerin cinslere göre dağılışı
Cins
Tür sayısı
Carex
4
Mentha
3
Veronica
3
Juncus
2
Typha
2
Lythrium
2
Potentilla
2
66 Şekil 8.2 Cinslerin dağılım spektrumu
Toplanan bitkilerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı incelendiğinde 12 türle AvrupaSibirya kökenli türlerin ilk sırayı aldığı bunu 3 türle İran-Turan kökenli türlerin izlediği
görülmektedir.
Çizelge 8.4 Türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı
Fitocoğrafik Bölge
Takson Sayısı
%
Avrupa-Sibirya
12
18
İran-Turan
3
5
Akdeniz
1
1,5
Öksin
1
1,5
48
74
65
100
Geniş
Yayılışlı
ve
Bilinmeyen
Toplam
67 Şekil 8.3 Fitocoğrafik bölge spektrumu
Çalışma bölgesinden toplanmış olan bitkilerin 3 tanesi endemiktir. Buna göre araştırma
bölgesinin endemizm oranı % 4.6 `dir. Endemik taksonların 1 tanesi İran-Turan kökenli
diğer 2 tanesi her hangi bir fitocoğrafik bölgeye ait olmayıp sadece Türkiye`ye
endemiktir.
Araştırma
bölgesindeki
endemik
türler,
IUCN
tehlike
kategorilerine
göre
sınıflandırılmışlardır. Buna göre 1 tür Scorzonera semikana DC Az Tehdit Altında
kategorisine girmektedir.
68 KAYNAKLAR
Acreman M.C. and Hollis, G.E. 1996. Woter Management and Wetlands in
Sub
Saheran Africa. IUCN, Gland, Switzerland
Akman, Y. 1993. Biyocografya, Palme Yayınları Ankara
Akman, Y. 1990. İklim ve Biyoiklim (Biyoiklim Metodları ve Türkiye İklimleri).
Palme Yayın Dağıtım, 319s, Ankara
Altınayar, G. 1988. Su Yabancı Otları. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Devlet su
İşleri Genel Müd. Ankara, 239s.
Anonim 2012 (www.cgim.org) 12.05.2012.
Anonim 2012 (www.ephsfoleybiomes.pbworks.com) 12.05.2012.
Anonim, 1993. Türkiye’nin Sulak Alanları. Türkiye Çevre Vakfı,
93.06.Y.0011.49, Önder Matbaası. Ankara, 398s.
Anonim, 2008. Eskişehir valiliği il çevre ve orman il Müdürlüğü
Atalay, İ. 1982 Toprak Cografyası E.Ü. Sosyal Bilimler Fak. Yayın No: 8 İzmir,
Atalay, İ. 1983, Türkiye Vejetasyon Cografyasına Giris, Ticaret Matbaacılık,
İzmir
Atalay, İ. 1987 Türkiye Jeomorfolojisine Giris. E.Ü. Edebiyat Fak. Yayın No: 9
İzmir,
Aydoğdu, M. Kurt, L. ve Hamzoğlu, E. 2001. Türkiye’deki Tuzlu Tavaların Floristik
ve
Sinekolojik Yönden Araştırılması. DPT.
Birand, H. 1960 Tuzgölü çorakçıl bitkileri. Topraksu Umum Müdürlüğü
Neþriyatı, Ankara.
Boissier, E. 1884 -1897 Flora Orientalis, Vol: IV-V, Basel, Genova, Lyon
Cirik, S. 1999 Su Bitkileri (Deniz Bitkilerinin Biyolojisi, Ekolojisi,
Yetistirme Teknikleri), Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Yayınları
No: 58, Bornova,
Cirik, S. Cirik, S. Conk-Dalay, M. 2001 Su Bitkileri II, Ege Üniversitesi Su
Ürünleri Fakültesi Yayınları No: 61, Bornova,
Cook, C.D.K. 1996. Aquatic Plant Book. SPB Academic Publishing, Amsterdam,
New York, 227 p.
69 Davis, P. H. Mill, R.R. Tan, Kit. 1988. "Flora of Turkey and the East Ecqean
Islands".
Vol. X, Edinburgh Univ. Press. UK.
Davis, P.H. 1965-1985. Flora of Turkey and East Aegean İslands.Vol.1-9.
University Press, Edinburgh.
Ekim, T. V.d. 2000, Türkiye Bitkileri Kırmız Kitabı, Türkiye Tabiatını
Koruma Dernegi, Ankara.
Erdem, O. 2004. Sulak Alanlar - Önemi, Temel Sorunları, Türkiye’nin
Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanları. Haber Ekspres Gazetesi,
28 Şubat
Ertan, Ö.O. Turna, İ.İ. Kuşat, M. Ateş, Ş. 1997. Göllerdeki Canlı Doğal
Varlıkların Sürekliliğini Etkileyen Faktörler. Doğal Hayatı Koruma
Derneği,
Göller Zirvesi Sempozyumu. Antalya. 20-21 Eylül 1997.
Eyüboğlu, Ö. 1995. Seyfe Gölü (Kırşehir) Tabiatı Kuma Aanının Florası.
Doktora Tezi. Gazi Üniv. Fen Bil. Enst.
Gemici, Y. İnandık H. 2005. Bitki Cografyası (Jeobotanik) Ders Notları, İzmir 2005
Güner, H. 1985, Hidrobotanik, E. Ü. Fen Fak. Kitap Serisi No 91. 1985
Güner, A. Özhatay, N. Ekim, T. Başer, K.H.V., 2000. "Flora of Turkey and the
East Ecqean Islands". Vol. XI, Edinburgh Univ. Press. UK. http://ramsar.org
KAD 2004, Eregli Sazlıklarının Yasatılması İçin Suyun Etkin Kullanımı Projesi,
Eregli Sazlıkları Kus Populasyonu Raporu,Konya.
Kocataş, A. 1994. Ekoloji Çevre Biyolojisi. Ege Universitesi Basımevi, Bornova.
Küçükködük, M. Ketenoglu, O. 1996, Beysehir Gölü’nün Makrofitik
Vejetasyonu, Doga Tr, Journal of Botany,Sayı 20, sf 189-198. 1996
Little, E.C.S. 1979. Handbook of Utilization of Aquatic Plants. FAO
Fisheries Technical Paper, No: 187, Rome, 176p,
Odum, E.P.1993, Ecology and Our Endangered Life-Support Systems, Second
Edition,
Sinauer Assoociates, USA,
Öztürk, M. Durmuskahya, C. 2002., Yüksek Su Bitkileri Ders ve Uygulama
Notları, Celal Bayar Üniversitesi. Fen.Ed. Fak. Biyoloji Bölümü
Teksiri, Manisa 200
P.H. Davis, 1965-1988-“Flora of Turkey and the East Aegean Island”. 1-10, Endinburg
University Press.
70 RAMSAR, 2001. Wetland Values and Functions.
Seçmen,Ö. Leblebici, E. 1997. Türkiye Sulak Alan Bitkileri ve Bitki Örtüsü. Ege
Üniv. Fen Fak. Yay. No:158 ISBN: 975-483-351-6. İzmir, 405s.
Tutin, T.G. Burges, N.A. Chater, A.O. Edmondson, J.R., Heywood, V.H.
Moore, D.M., Valentine, D.H. Walters, S.M. Webb, D.A. 1996-2000.
Flora Europaea. Vol. 1,2,3,5,6. Cambridge University Press.
Türkiye’nin Sulak Alanları, 1993 Türkiye Çevre Vakfı Yayını, Ankara, 19
Zohary M, 1973, Geobotanical Foundation of Middle East Vol. I-II, Gustav
Fischer Verlag. Stutgart.
71 EKLER
EK.1 Çalışma Alanından Toplanan Bazı Bitkilerin Görüntüleri
EK.2 Çalışma Alanından Görüntüler 72 EK 1 Çalışma Alanından Toplanan Bazı Bitkilerin Görüntüler
Ranunculus trichophyllus Chaix
Phragmites australis Trin.ex Steudel
Nasturtium officinale R.Br.
73 Salicornia prostrata Pall.
Hipperus vulgaris L.
Apium nodiflorum (L.) Lag
74 Utricularia vulgaris L. (www.news.softpedia.com)
Glaux maritima L.
Butomus umbellatus L.
75 Typha latifolia L.
Juncus gerardi L. subsp. gerardi
Bolboschoenus maritimus (L.) Palla var. maritimus (L.) Palla
76 Eleocharis palustris (L) Roemer & Schulres. (www. swbiodiversity. org)
Iris pseoudocorus L.
77 EK 2 Çalışma Alanından Görüntüler
Balıkdamı Gölü. 02.10.2011
78 Balıkdamı Gölü 12.06.2011 79 Balıkdamı Gölü 27.04.2011 80 Balıkdamı Gölü 27.04.2011
81 ÖZGEÇMİŞ
Adı Soyadı
: Aizhan BEİSHENBEKOVA
Doğum Yeri
: Kırgızistan
Doğum Tarihi : 13.01.1978
Medeni hali
: Evli
Yabancı Dili
: Rusça ve Türkçe
Eğitim durumu (Kurumu ve Yıl)
Lise
:
Şapak Rısmendeev Lisesi ( 1984-1995)
Lisans
: İ.Arabaev Üniversitesi, Biyoloji Bölümü (1998-2003)
Yüksek Lisans : :Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoloji Anabilim Dalı
( eylül 2010-Ocak 2013)
82 
Was this manual useful for you? yes no
Thank you for your participation!

* Your assessment is very important for improving the work of artificial intelligence, which forms the content of this project

Download PDF

advertisement